Kıyamet günü, her şeyin ayağa kalktığı gün. İnsan da o gün kıyam edecek. İnsanın ameli, hissiyatı, yığın yığın meydana getirdiği mânâlar; hamd ü senâsı, tuğyan ve dalâleti, küfr ü küfranı, şükr ü şükranı, Allah’a karşı senâsı hep kıyam edecektir. Her şeyin kıyam ettiği o gün Allah Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri de açık saltanatıyla kıyam edecektir. Kıyam edeceğini ifade için Kur’ân-ı Kerim: مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ diyor. Hâlbuki O, dünyanın da Mâlik’idir. Acaba niye sadece “Ahiretin Mâlik’i” diyor? Çünkü o gün herkes Rabbinin, Mâlik’inin, Hâlık’ının kim olduğunu apaçık görecektir. Onun için مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ diyor.
Bir de burada “yevm” kelimesini zikrediyor. Yevm, gün demektir. İnsan ömrünün bir günü, cemaat ve milletlerin ömrünün de bir günü vardır. Bir gün de vardır ki, o da dünyanın ömrünün günüdür. Ve bir gün daha vardır ki, tam dünya gününe mukabil, ahiret günüdür. Bugün dünya, yarın ahiret derken bu iki günü kasdetmiş oluruz; dünya bir gün, ahiret de bir gündür. Yüce Allah’ın şu muhteşem saltanatında, dünya ve ahiret sadece iki gündür. Bütün zamanlar ona nispeten bir ân-ı seyyale gibidir, gelir geçer. Fakat Allah’ın üzerinden zaman geçmez.
O,