Her şeyden evvel, bugün, dünyanın dört bir yanında bize ait o kadar değerli şeyler ihya edildi ki, bunları görmezlikten gelmek bir nankörlük, görüp de hâlâ karamsarlık yaşamaksa bir tâli’sizliktir; bir tâli’sizliktir, zira son dönemler itibarıyla kaç hâdise gösterilebilir ki bu kadar hızlı gerçekleştirilmiş!. kaç diriliş vardır ki bu kadar seri tahakkuk ettirilmiş!. ve kaç düşünce ve dünya görüşü vardır ki bu kadar kısa zamanda kitlelere mâl edilebilmiş! Bu itibarla da yeryüzü aynı yeryüzü, insanlık aynı insanlık, mefkûre aynı mefkûre, dün gerçekleşen o müspet hâdiseler bugün niye gerçekleşmesin ki?!. Hele bir de özü sözü bir o beklenen aydınlık temsilciler, değişik fıtratlara göre seslerini şöyle böyle bir duyuruverseler, duyurup selim düşünce ve ruhları kendi değerlerine uyarabilseler, işte o zaman, asırlardan beri ışık bekleyen bütün insaflı vicdanlar içinde bulundukları o dünyevî darlıklardan sıyrılarak bu aydınlık ruhların ferahfeza iklimlerine koşacak ve çok farklı bir hayatla tanışacaklardır.