İçeriğe geç
7. Bölüm

İlim Ve Araştırma Aşkı

İlim ve araştırma aşkı, ilâhî isimleri, o isimler arkasındaki Zât’ı yakından tanıma, tanıyıp yakınlığına ulaşma ve canlı-cansız karşılaşılan her nesnede O’ndan esintiler duyup hissetme adına zevkli, mukaddes bir iştiyak ve heyecanın unvanıdır. Böyle bir heyecan taşıyan kimse ne gecelerin karanlığına takılır ne de gündüzlerin gürültü ve velveleleriyle dağınıklığa düşer; geceyi ayrı bir temâşâ ufku görür, yürüyeceği noktaya yürür; gündüzü de ayrı bir fırsat faslı olarak değerlendirir ve hep aksiyon soluklar. O, hakikate ulaşma ve inayet görmenin zahmetli bir yolculuğa bağlı olduğunun farkındadır. Meşakkat ve sıkıntıların nebiler yolunun zâdı, zahiresi, sermayesi olduğunu çok iyi bilir. Yarınları ve yarınki nesilleri aydınlatmaya koşarken, mumlar gibi erimesinin gerektiğine yürekten inanmıştır. Ömür tüketir varlığı doğru okuyup doğru yorumlama yolunda.. ve bilgisini mârifete, mârifetini de yakîne ulaştırma azmiyle dur-durak bilmeden koşar varlık şiirinin değişik fasılları arasında.

O, her zaman yeni bir şeylere ulaşma peşindedir; ufku, hedef ve imkânlarının fersah fersah önünde; hızı ve irtifaı en yüksek uçanlardan daha yüksek; sermayesi bir damla olduğu durumlarda dahi gözlerinde her zaman engin deryaların o mehâbetli görüntüleri; kanatlarını ümitle açar-kapar ve bu uzun yolculukta tek kuruş sermayeye sahip olmasa da, dünyanın hazinelerini ayaklarının altında hissediyor gibi yürür hedefine. Bu itibarla da, o şimdilerde ne durumda olursa olsun, taşıdığı bayrağın yarın yükselip göklerde dalgalanacağında şüphesi yoktur.

56