İçeriğe geç

Topyekün varlık, eşya ve hâdiseleri hallaç ederek her nesnenin özüne, esasına, mahiyetine muttali olma hissi, heyecanı, cehdi, gayreti ve tutkusu da diyebileceğimiz böyle bir aşk, Hakikatler Hakikati’ne ulaşmanın da en emin yoludur. İnsanın ruh dünyasında böyle bir heyecan ve arzunun uyarılması ve onda her varlığın arkasındaki mânâyı anlama his, merak ve düşüncesinin harekete geçirilmesi; geçirilip azm u iradenin şahlandırılması, hakikat aşkı adına ilk mırıldanışlar ve ilk kıpırdanışlardır. Onun, âfâk ve enfüsü tam bir ibadet neşvesi ve ciddiyetiyle okuyup değerlendirmesi, yeni ilmî gelişmeler ve farklılaşan bakış zaviyeleri açısından varlık ve hâdiseleri bir kez daha gözden geçirmesi, bunları yaparken de karşılaştığı bütün sıkıntılara katlanması; kararlı tavırları, beyin sancısı; bir kısım muğlak ve mûdil meselelerle yüz yüze geldiğinde ye’se düşmemesi, panik yaşamaması ve ne olursa olsun hakikate ulaşmayı hayatının gayesi bilmesi ise bu konuda olmazsa olmaz esaslardandır.

Böyle bir yolda yürümeyi; varlık ve hâdiseleri, her şeyin önünü arkasını düşünüp değerlendirme mânâsına “tedebbür”, her zaman beyin fırtınası ölçüsünde mürekkep düşünme de diyebileceğimiz “tefekkür”, her nesneyi ve her hâdiseyi basiretin engin ufkunda test etme mânâsında “tebassur” ve durma-dinlenme bilmeyen bir azimle zamanın çıldırtıcılığına karşı dişini sıkıp dayanma demek olan “tesabbur” şeklinde de özetleyebiliriz.

50