Bu itibarla da, günümüz insanının şuna buna değil, ne yapıp yapıp yeniden “ahsen-i takvîm” deseninin ifade ettiği çizgiye yönelerek kendini son bir kez daha okuması gerekmektedir. Buna, onun kalbî ve ruhî hayatı açısından farklılığını kavrayarak Yaratıcısıyla münasebetini gözden geçirmesi ve yaratılış gayesine uygun kendi yörüngesine oturması da diyebiliriz. Görünen o ki, kendini doğru okuyacağı âna kadar da insanlığın derlenip toparlanması ve beklediği mutluluğu elde etmesi mümkün olmayacaktır. Hele bir de o, gerçek problemlerini bilemediğinden mânevî açlıklarını lüksle, konforla ve cismanî hazlarını tatminle gidermeye çalışıyorsa!..
Ülkeden ülkeye ve toplumdan topluma problemlerin vehamet derinliği değişse de, bugün hemen bütün insanlık çok ciddî açmazlarla karşı karşıya bulunmaktadır.. evet, hemen her yerde ve her millette iman ve mârifet adına boşluk yaşayan kitleler, bilerek bilmeyerek bohemce bir hayat içine itilmekte, sürekli hayvanî hisleri tetiklenmekte ve “çakırkeyf” hâle getirilmektedir. Böylesine serâzâd, kuralsız ve ölçüsüz yığınlarda ise, sâlim ruh, sâlim düşünce ve sâlim muhakemenin olamayacağı açıktır. Bu tür yığınlarda olsa olsa şehevânî duygularla tatmin hissi, alkol ve uyuşturucuyla avunma duygusu olur. Böyle bir toplum ise mânen ölmüş ve ölmeden mezara girmiş sayılır.