İçeriğe geç
2. Bölüm

Günler Bahara Kayarken

Dünya son bir kere daha yenilenme sath-ı mâiline girdi. Her yerde yenilik düşleniyor, yenilik tasarlanıyor, yenilik konuşuluyor ve büyülü bir yenilik adına destanlar kesiliyor. Tabiî, herkes biraz da kendi düşünce dünyasına göre yenilik rüyaları görüyor veya gördüğü rüyaları kendi hülyalarına göre yorumluyor.

Bu umumî değişim ve dönüşüm içinde bizim dünyamızın, hususiyle de son bir-iki asırlık tuhaflıklarının değişmeyeceğini, başkalaşmayacağını iddia etmek gülünç olur. Evet, bu dünyada da, kapalı kapılar bir bir aralanıyor, ard arda tarihî yanılmalar ortaya çıkıyor, her yerde yıllanmış buz gibi düşünceler peşi peşine deliniyor, kardan adamlar eriyor ve asırlık kâbusların, karakuraların yerlerini ışıktan düşünceler ve aydınlık rüyalar alıyor. Kimi değişimler meltem gibi eserek, kimileri poyraz gibi biraz serince çarparak, kimileri şimşek gibi çakarak, kimileri rahmet gibi damla damla yağarak… Ama hepsi de mesafelerle yarışırcasına ve bin bir handikaba rağmen yollarda…

Akıl, mugalâtanın elinden dizginlerini kurtarabilme kavgasını veriyor.. saf düşünce, materyalist felsefe ile amansız bir mücadele içinde.. ve vicdan üç adım ötede bir zamanlar yitirdiği Cennetleri bulabilme heyecanıyla soluk soluğa.. bu arada, ilhadın büyüsünün bozulduğu, hezimete uğrayan inkârın gidip müstebid ruhlara sığındığı, mantık ve muhakeme planında yenik düşen küfür ve dalâletin ard arda gelen mağlûbiyetlerini kaba kuvvetle önlemeye çalışmaları da üzerinde durulmaya değer ayrı bir mevzu…

14