İçeriğe geç

Rica ederim, “metapsişik” veya “parapsikoloji” gibi gizli ilimlerle alâkalı hangi mesele hakkında bugüne kadar tatminkâr bir yorum getirebilmişizdir. Bu konular etrafında dünyanın değişik yerlerinde sayısız eserler neşredilmiştir. İçte ve dıştaki bir kısım bilim yobazları bunları kabul etmeseler de, bunlar vardır ve gerçek araştırmacıların bunlara karşı lakayt kalmaları da mümkün değildir.

Daha şimdiden bazı batı ülkeleri hastanelerinde dua, telkin, hipnotizma, ruh yoluyla tedavi gibi psikoterapik sistemler, –tenkit edilecek bazı yanlarının bulunmasına rağmen– tatbik edilmeye başlandı bile. Bunları, bir kısım kimselerin zannettikleri gibi, üfürükçülük saymak kat’iyen doğru değildir. Aksine bunlar batıda, modern hekimliğin usullerinden kabul edilmektedir. Duanın, marazî durumlar üzerindeki tesirine ait bu şekildeki telâkkiler, çeşitli hastalıklardan mesela; kemik veya periton vereminden soğuk apseye, cerahatli yaralardan kansere kadar daha bir sürü rahatsızlıkta hem de birdenbire şifa bulmuş yüzlerce hasta üzerindeki müşâhedeye dayanmaktadır. Bunları aşamayanların dine hücum etmeleri ne kadar garip! Keşke daha temkinli olabilselerdi.! Ama ne gezer…!

Aslında, insanoğlunun, ölüm, yokluk, hiçlik, kıyamet ve dünyanın toz duman olup gitmesi karşısındaki acılarına, korkularına, endişelerine çözüm ve teselli bulamayan ideolojilerin, bütün bu problemlere çare vaad eden dine saldırıları da beyhudedir; zira öyle görünüyor ki, bir gün ilim de, insan zekâsı da dönüp dolaşıp mutlaka dinin eşya ve hâdiselere bakış çizgisine gelecektir. Ne var ki, bu arada, “ilim” deyip, “düşünce” deyip şurada burada ömür tüketenler de kendilerine yazıklar etmiş olacaklardır.

110