00:00 Allah Resûlü’nün (s.a.s.) muhaciri, ensarı olma; sezdiğimiz, sezemediğimiz yönleriyle bir hususiyettir, bir imtiyazdır.
00:52 Allah Resûlü ve ashabının Medine’ye hicretleri asla bir kaçış değildir. Bilakis bir yer değiştirme, yeni bir mevzi ve tabya arayışıdır.
01:34 Ashab-ı Kiram, mal ve mülklerini Mekke’de bıraktıklarından, çok ciddi bakım ve görmeye ihtiyaçları oluyor.
02:27 Ensar ve muhacir efendilerimiz arasındaki kardeşlik muahedesinin nihayete erdirilmesi, Ensar-ı Kiram efendilerimize giran gelmiştir.
03:39 Günümüzde de bu muhaceret, belli ölçüde gerçekleşiyor!
05:09 Ama siz, işin hem muhacirliğini götürüyorsunuz sırtınızda hem de orada kendi kendinize ensar oluyorsunuz.
05:40 Belki hicretin 80. yılında Buhara’nın kapısını çalan Müslümanlar, böylesi bir muhacirlik ve ensarlık yaşadılar.
06:39 İhtimal; arkadaşlarımız, Efendimiz’e (s.a.s.) muasır olamamanın dezavantajını, muhacirlik ve ensarlığı müştereken sırtlarında taşımak suretiyle kapatabileceklerdir.
07:43 Bu, Cenab-ı Hakk’ın “inne rahmetî sebakat gadabî” sözüne itimaden reca buudlu bir mülahaza!
07:57 Küfür ve dalaletin fen ve felsefe beraatlı olduğu böyle bir dönemde, ihtimal, Rabbim arkadaşlarımızın bu engin performansını o muasıriyete mukabil tutabilir.





