İsrâ ve Necm sûrelerinde geçen “âyât” kavramı nedir? Âyetü’l-Kübrâ neyi ifade eder? Mi‘raç’ta Efendimiz’e (s.a.s.) gösterilen hakikatler bu sohbette ele alınıyor.
Soru: Efendim,
İsrâ sûresinde geçen “لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَا…”“kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye…” (İsrâ sûresi, 17/1) beyanındaki “اٰيَاتِنَا” ifadesiyle; Necm sûresinde geçen “لَقَدْ رَأَى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى”“Vallahi gördü! Hem de Rabbi’nin ayetlerinden en büyüğünü gördü.” (Necm sûresi, 53/18) beyanındaki “اٰيَاتِ” ifadesini nasıl anlamalıyız?
Özellikle “Âyetü’l-Kübrâ” ne demektir?
Sohbetten Satır Başları
00:00 İsrâ ve Necm sûrelerinde geçen “âyât” ifadelerinin anlamları ve Âyetü’l-Kübrâ
01:36 O (sallallâhu aleyhi ve sellem) hüzün peygamberiydi.
03:31 “Senetü’l-Hüzün” denmesinin dayanakları
06:01 Hüznün zirveye ulaştığı nokta, sürûrun kapı araladığı aynı noktadır.
08:15 Cenâb-ı Hak, hiç kimseyi teşrif ve tebcil etmediği bir paye ile serfiraz kılıyor: Mi‘raç..!
09:26 İsrâ sûresinde geçen “لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَا…” ifadesindeki “اٰيَاتِنَا” ifadesinin anlamları
10:35 Allah (c.c.), kendi sem‘iyyeti ve basariyetiyle Efendimiz’e (s.a.s.) gördürdü, duyurdu!
10:53 Necm sûresinde geçen “لَقَدْ رَأَى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى” ifadesindeki “اٰيَاتِ” ifadesinin anlamları
12:13 Dünyada her şeyin O’ndan (s.a.s.) elini çektiği bir anda, Cenâb-ı Hak melekût âleminin kapılarını açıyor.
12:51 “Senetü’l-Hüzün”, neticesi itibarıyla aynı zamanda bir “Senetü’s-Sürûr”dur.
14:40 Âyetü’l-Kübrâ nedir?
16:25 Sofîlerin, “Efendimiz Mi‘raç’ta Cenâb-ı Hakk’ı gördü!” mülahazalarına dair
17:53 Eğer Mi‘raç’ta rü’yetullâh vâki olmuşsa, Âyetü’l-Kübrâ odur.
18:10 Üstad Hazretleri’nin yaklaşımıyla Efendimiz (s.a.s.), Âyetü’l-Kübrâ olarak iman hakikatlerinin esâsâtını görüyor.
18:57 Efendimiz (s.a.s.) “…ben kader kalemlerinin cızırtılarını işittim…” buyuruyor.
20:54 İsrâ sûresindeki ayet, Mescid-i Aksâ’ya kadar olan yolculuğu kapsıyor ise; Necm sûresindeki ayetten murat ise Mescid-i Aksâ’dan semalara, oradan Beytü’l-İzzet’e, oradan Beyt-i Ma‘mûr’a, oradan Sidretü’l-Müntehâ’ya uzanan yolculukta Efendimiz’in (s.a.s.) şahit olduğu şeylerin mecmuudur ki bu, bir Âyetü’l-Kübrâdır.
21:17 Üstad Hazretleri’nin Âyetü’l-Kübrâ mülahazası
22:43 Üstad Hazretleri’nin işaretiyle; Efendimiz (s.a.s.), şakk-ı kamer mucizesiyle peygamberliğini yer ehline gösterdiği gibi, Mi‘raç’ta da gök ehline ve ruhanîlere göstermiştir. Mucizenin tarifinin haleldar olmaması adına, böyle bir yaklaşım isabetli görünmektedir.
