yani kış beyaz kefeniyle o ölmüş zemin yüzünü örttüğünde, insanın nazarını kendinden çeviriyor. Veyahut insanın nazarı, o bahar cenazesinin arkasından mâziye gider ve yeryüzü daha geniş bir manzarayı gösterir. Yani o canlılar, her biri birer kudret mucizesi olan yeryüzü dolusu bütün geçmiş baharlar gibi yeni birer kudret harikası ve birer canlı zemin olan bahar dolusu canlı varlıkların geleceğini hissettirip onlara şahitlik ettiklerinden; öyle geniş bir ölçekte, öyle parlak bir surette, öyle kuvvetli bir derecede bir Sâni-i Zülcelâl’in, bir Kadîr-i Zülkemâl’in, Kayyûm ve Bâkî bir Güneş’in varlığının vücûbuna, birliğine ve bekâsına işaret eder ve öyle parlak delilleri gösterirler ki, ister istemez gözle görür derecede اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ الْوَاحِدِ الْأَحَدِ dedirtirler.
Kısacası: وَيُحْيِ اْلَأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ayetinin sırrınca bu canlı zemin, baharda Sâni’e şahitlik ettiği gibi, onun ölümüyle de nazarı zamanın geçmiş ve gelecek iki kanadına dizilen kudret mucizelerine çeviriyor. Bir bahar yerine binlerce baharı gösteriyor. Bir mucize yerine binlerce kudret mucizesine işaret ediyor. Ve her geçmiş bahar, O’na şu hâlihazırdaki bahardan daha kesin bir delildir. Çünkü mâzi tarafına geçenler, görünüşteki sebepleriyle beraber gitmişler; arkalarından yine kendileri gibi başkaları gelmiş. Demek, görünüşteki sebepler hiç hükmündedir. Yalnız bir Kadîr-i Zülcelâl’in onları yaratıp hikmetiyle sebeplere bağlayarak gönderdiğini gösteriyorlar. Gelecek zamana dizilmiş olan canlı zemin yüzleri ise Cenâb-ı Hakk’a daha parlak bir şekilde şahitlik eder. Çünkü yeniden, yoktan, hiçten yapılacak, yere konup vazifelerini gördükten sonra da geri gönderilecekler.
İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gafil! Bütün mâziye ve geleceğe yetişecek hikmetli ve kudretli manevî bir ele sahip olmayan, nasıl bu yeryüzünün hayatına karışabilir? Senin gibi tamamen bir hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? İşte o bataklıktan kurtulmak istersen, “Tabiat, olsa olsa Cenâb-ı Hakk’ın kudretinin bir defteridir. Tesadüf ise cehaletimizi örten, O’nun gizli hikmetinin perdesidir.” de, hakikate yaklaş.
Dipnotlar
- Zâtında ve sıfatlarında eşsiz ve tek olan Allah’a iman ettim.
- “Ve ölmüş toprağa hayat verir.” (Rûm sûresi, 30/19)