servet ve zenginlik, cansızlık ve cehalet içindeki hayat ve şuur; açıkça ve zorunlu olarak, mutlak kudret, kuvvet, zenginlik ve ilim sahibi, Hayy ve Kayyûm bir Zât’ın varlığının vücûbuna ve birliğine her taraftan pencereler açar. Ve bunların hepsi birden, büyük bir ölçekte, nuranî bir caddeyi gösterir.
İşte ey tabiat bataklığına düşen gafil! Eğer tabiatı bırakıp Cenâb-ı Hakk’ın kudretini tanımazsan, her bir şeyde, hatta her bir zerrede sınırsız bir kuvvet ve kudret, sonsuz bir hikmet ve maharet, belki pek çok şeyi görecek, bilecek, idare edecek bir iktidar bulunduğunu kabul etmen gerekir.
On Beşinci Pencere
اَلَّذِۤي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ
ayetinin sırrınca: Her şeye, o şeyin mahiyetindeki kabiliyete göre tam bir ölçü ve intizamla biçilip güzel bir sanatla tertip edilerek en kısa yoldan, en güzel bir surette, en hafif bir tarzda, en kolay kullanılacak şekilde (mesela kuşların elbiselerine ve her vakit tüylerini kolayca oynatmalarına, kullanmalarına bak) ve israfsız, hikmetli bir tarzda vücut verilmesi, suret giydirilmesi, varlıklar sayısınca dillerle bir Sâni-i Hakîm’in varlığının vücûbiyetine şahitlik, mutlak Kadir ve Alîm bir Zât’a işaret eder.
On Altıncı Pencere
Yeryüzünde her mevsim tazelenen varlıkların yaratılmasındaki, idaresindeki intizam ve düzene koyma, her şeyi kuşatan bir hikmeti açıkça gösterir. Sıfat, atfedileceği bir şeyi gerektirdiğinden, elbette o kuşatıcı hikmet, zorunlu olarak bir Hakîm’e işaret eder.
Hem o hikmet perdesi içinde harika süslemeler, açıkça kusursuz bir inayeti gösterir. O kusursuz inayet, zorunlu olarak, inayet sahibi bir Hâlık-ı Kerîm’i bildirir. O inayet perdesinde her şeyi kuşatan lütuf ve ihsanlar, açıkça, engin bir rahmeti haber verir. Ve o engin rahmet, elbette Rahman ve Rahîm bir Zât’a işaret eder. O rahmet perdesi
Dipnotlar
- “(O Allah ki) yarattığı her şeyi güzel yapmıştır.” (Secde sûresi, 32/7)
- Bkz. Bakara sûresi, 2/259; En’âm sûresi, 6/99; Hac sûresi, 22/5; Mü’minûn sûresi, 23/14; Rûm sûresi, 30/50; Mülk sûresi, 67/3; Ğâşiye sûresi, 88/17.