İçeriğe geç
Sözler

Hem cennet ehli, mahşer meydanından cennet bağlarına kısa bir zamanda yükselir.

Elbette bu kadar örnek gösteriyor ki: Bütün evliyanın sultanı, müminlerin imamı, cennet ehlinin reisi ve meleklerin makbulü olan Zât-ı Ahmediye’nin (aleyhissalâtü vesselam) seyr u sülûkuna vesile bir Mirac’ın varlığı ve bunun, o zâtın makamına münasip surette olması hikmetin ta kendisidir, akla gayet uygundur ve şüphesiz gerçekleşmiştir.

Üçüncü Esas

Mirac’ın hikmeti nedir?

Cevap: Mirac’ın hikmeti o kadar yüksektir ki, insanın fikri ona ulaşamıyor. O kadar derindir ki, ona yetişemiyor. O kadar ince ve latiftir ki, akıl onu kendi başına göremiyor. Fakat bazı işaretlerle, o hikmetin hakikati bilinmese de varlığı bildirilebilir. Şöyle ki:

Şu kâinatın Hâlık’ı, sayısız varlık tabakasında ve ayrı ayrı her varlıkta birliğinin nurunu ve tecellisini göstermek için o tabakaların son noktasından vahdetin başlangıcına bir bağ suretinde, Mirac ile, seçkin bir ferdi bütün varlıklar adına kendine muhatap kabul etmiştir. Bütün şuur sahipleri namına ilahî maksatlarını ona anlatmış, onunla bildirmiş ve onun nazarıyla, yarattığı varlıkların aynasında sanatının güzelliğini, rubûbiyetinin mükemmelliğini seyretmiş, seyrettirmiştir. Hem âlemin Sâni’inin, eserlerinin şahitliğiyle, sonsuz bir güzelliği ve kemâli vardır. Hem güzellik hem kemâl, ikisi de bizzat sevilir. Öyleyse o güzellik ve kemâl sahibinin, kendi güzelliğine ve kemâline sonsuz bir muhabbeti vardır. O sonsuz muhabbet, yarattığı sanatlı eserlerde pek çok şekilde ortaya çıkar. O, benzersiz bir sanatla yarattığı varlıkları sever, çünkü o varlıklarda kendi güzelliğini ve kemâlini görür. O varlıklar içinde en sevimli ve en kıymetli, canlılardır.

696