mertebelerindeki manevî yolculuğundan ibarettir. Yani Cenâb-ı Hak, mahlûkatın düzeninde tecelli ettirdiği ayrı ayrı isim ve unvanlarıyla rubûbiyet saltanatında teşkil ettiği idare ve yaratma dairelerinde.. ve o dairelerde birer rubûbiyet arşına ve idare merkezine zemin olan gök tabakalarında görünen eserlerini o has kuluna birer birer göstermiştir. Böylece kulunu hem bütün insanî kemâl vasıflarına sahip, hem bütün ilahî tecellilere mazhar, hem de âlemin bütün tabakalarının nezaretçisi, rubûbiyet saltanatının bir ilancısı, rızasının tebliğcisi ve kâinatın tılsımının kâşifi yapmak için Burak’a bindirmiş, ona şimşek gibi gökleri seyrettirip mertebeleri kat ettirmiştir. Ay gibi menzilden menzile, daireden daireye rubûbiyetine şahit kılıp o dairelerin semâsında makamları bulunan ve kardeşleri olan peygamberleri birer birer göstererek onu ta Kâb-ı Kavseyn makamına çıkarmış, Zât’ıyla konuşmaya ve cemâlini görmeye ehadiyetiyle mazhar kılmıştır.
Şu yüksek hakikate iki temsilin dürbünü ile bakılabilir.
Birinci Temsil
Yirmi Dördüncü Söz’de izah edildiği gibi, nasıl ki bir padişahın hükümetinin dairelerinde ayrı ayrı unvanları, emri altındakiler arasında başka başka nam ve vasıfları ve saltanatının mertebelerinde çeşit çeşit isimleri, alâmetleri vardır. Mesela adliye dairesinde adaletli bir hâkim, mülkiyede sultan, askeriyede başkumandan, ilmiye sınıfına göre ise halifedir... Onun her bir dairede isim ve unvanları, manevî tahtı hükmünde birer makamı ve koltuğu bulunur. O padişah, saltanatının dairelerinde ve hükümetinin kademelerinde binlerce isme ve unvana sahip olabilir. Onun birbiri içinde binlerce saltanat tahtı bulunabilir. O hâkim, hükümetinin her bir dairesinde âdeta manevî şahsiyetiyle ve hususi irtibatıyla, telefonuyla mevcuttur; hazır bulunur ve her şeyi bilir. Kanunuyla, nizamıyla, temsilcileriyle her tabakada görünür, her şeyi görür. Ve emri altındakileri her mertebede hükmüyle, ilmiyle, kuvvetiyle perde arkasından idare eder, onlara bakar. Her dairenin farklı bir merkezi, bir menzili vardır. Hükümleri birbirinden ayrı, tabakaları
Dipnotlar
- Bkz. et-Taberî, Câmiu’l-beyân 15/6; el-Makdîsî, el-Ehadîsü’l-Muhtâra 6/258-259; İbni Kesîr, el-Bidâye 3/109-118.
- Şeriat ve fıkıh meseleleriyle uğraşan âlimler sınıfı.