kadınlara dokunmak abdesti bozmaz ve bir dirhem kadar necasete fetva vardır.
Mesela bir amele ile bir efendiyi ele alalım. Amele, yaşayış tarzı itibarı ile yabancı kadınlarla görüşmeye, temasa ve mesela bir ocağın başında oturup haram şeylerin içine karışmaya daha meyilli olduğundan, tabiatı ve nefs-i emmaresi meydanı boş bulup haddini aşabilir. Şeriat buna set çekmek için onun manevî kulağında, “Abdestin bozulur, temas etme! Namazını hükümsüz kılar, bulaşma!” semavî sedasını çınlatır. Bir efendi ise namuslu olmak şartıyla, yaşayışı bakımından, toplum ahlâkı namına, yabancı kadınlarla temasa düşkün değildir; haram ve pis şeylere, medeni nezaket ve temizlik adına kendini o kadar bulaştırmaz. Onun için şeriat, Hanefi mezhebi vasıtasıyla ona şiddet ve azimet göstermemiş, ruhsat ile hayatını kolaylaştırmıştır. “Yabancı bir kadına elin değmişse abdestin bozulmaz, utanıp kalabalık içinde suyla temizlenememenin zararı yoktur; bir dirhem kadar necasete fetva vardır.” der, onu vesveseden kurtarır.
İşte sana misal olarak denizden iki damla... Başka örnekleri de kıyasla... Mizan-ı Şa’rânî’nin ölçüsüyle, şeriatın ölçülerini bu şekilde karşılaştırabilirsen karşılaştır…
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Dipnotlar
- Dirhem: Yaklaşık üç grama denk gelen ağırlık ölçüsü.
- Azimet: İbadetlerin eksiksiz ve mükemmel bir şekilde yapılması.
- İmam Şa’râni’nin dört mezhebin birleştiği ve ayrıldığı noktaları konu alan eseri.
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32)