Acaba kâinatta hangi kelâm, Arş-ı Âzam’dan gelen Kur’an-ı Hakîm’in mucizevî, izah edici ihtarlarına, ikazlarına ve teşviklerine denk olabilir?
Altıncı Mâni
Selef-i salihînin büyük müçtehitleri, nur ve hakikat devri Saadet Asrı’na yakın oldukları için o asırdan saf bir nur alıp hâlis bir şekilde içtihat edebilirlerdi. Bu zamanın müçtehitleri ise hakikat kitabına o kadar çok perde arkasından ve uzak bir mesafeden bakar ki, onun en açık bir harfini bile zor görebilirler.
Eğer dersen ki: Sahabiler de insandır ve hatadan, yalandan tamamen arınmış olamazlar. Halbuki içtihatların ve şer’i hükümlerin dayandığı esas, sahabenin adaleti ve doğruluğudur. Hatta ümmet, sahabilerin hepsinin adil olduklarında ve doğru söylediklerinde birleşir.
Cevap: Evet, sahabiler büyük çoğunluğu itibarı ile hakka, doğruluğa âşık ve adalete bağlıdır. Çünkü o asırda yalan bütün çirkinliğiyle, doğruluk da bütün güzelliğiyle öyle bir tarzda gösterilmiştir ki, aralarındaki mesafe, yerle gök arası kadar açılmıştır. Aşağıların en aşağısı olan “esfel-i sâfilîn”deki Müseylime-i Kezzâb’ın seviyesiyle, yücelerin yücesi olan “âlâ-yı illiyyîn”deki Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) sıdk derecesi kadar aralarında bir fark görülmüştür. Evet, Müseylime’yi en aşağı seviyeye düşüren şey yalan olduğu gibi, Muhammedü’l-Emin’i (aleyhissalâtü vesselam) en yüce makama çıkaran da sıdktır, doğruluktur.
İşte yüce hisler taşıyan, güzel ahlâka çok bağlı bulunan ve Nübüvvet Güneşi’nin (aleyhissalâtü vesselam) sohbetinin ışığıyla nurlanan sahabilerin; Müseylime’nin maskaralık dolu sahte yaldızlı dükkânındaki o derece çirkin ve alçalmaya sebep olan yalana kendi iradeleriyle el uzatmadıkları.. küfürden çekindikleri gibi küfrün arkadaşı olan yalandan çekindikleri.. ve aynı derecede güzel, iftihar kaynağı, yükselme merdiveni ve peygamberlik makamının övüncü Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) yüce hazinesinde en kıymetli şey olan, eşsiz
Dipnotlar
- İbni Hibbân, es-Sahîh 10/477; İbni Abdilberr, et-Temhîd 22/47; es-Suyûtî, et- Tedrîbu’r-Râvi 1/207, 318, 2/214-215.
- Sıdk: Doğru söz, hakka uygunluk. Peygamber vasıflarındandır.