İçeriğe geç
Sözler

Peygamberliği yönünden siz onun evladı gibisiniz. Fakat şahsiyeti itibarı ile babanız değildir ki, sizden hanım alması uygun düşmesin.

Üçüncü tabaka ise bu ayetten şunu anlar: “Peygamber’e (aleyhissalâtü vesselam) bağlanıp onun kemâl vasıflarına dayanarak baba gibi şefkatine güvenmeli, bunda kusur ve hata etmemelisiniz.” Evet, çokları var ki, büyüklerine ve rehberlerine güvenip tembellik eder. Hatta bazen, “Namazımız bizim yerimize kılınmış.” derler (bir kısım Aleviler gibi).

Dördüncü bir tabaka ise bu ayetten gayba dair şöyle bir işaret çıkarır: “Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) erkek evlatları, bir hikmet gereği, yaşamayacaktır”. Yalnız “erkek” tabiri onun kızların da babası olduğuna işaret ettiğinden, nesli kızlarından devam edecektir. Allah’a hamd olsun ki, Hazreti Fâtıma’nın mübarek nesli, Hasan ve Hüseyin gibi iki nurlu silsilenin nur saçan dolunayı, o Nübüvvet Güneşi’nin (aleyhissalâtü vesselam) maddi ve manevî neslini devam ettiriyorlar.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِه۪

(Birinci Şûle, üç Şua ile sona erdi.)

İkinci Şûle

İkinci Şûle’nin üç “nur”u var.

Birinci Nur

Kur’an-ı Mucizü’l Beyan’ın tamamında hâlis bir akıcılık, benzersiz bir doğruluk ve sağlamlık, sarsılmaz bir tenasüb vardır, ifadeler birbirine dayanır, birbirinden yardım alır. Cümleleri ve sûreleri arasında kuvvetli bir yardımlaşma bulunur, ayetleri ve maksatları yüce bir üslûpla birbirine bakar. Bu, beyan ve mânâ ilimlerinin, Zemahşerî, Sekkakî, Abdülkahir-i Cürcani gibi binlerce dâhi imamının şahitliğiyle sabittir. Buna rağmen, Kur’an’daki bütün bu vasıfları bozacak sekizdokuz mühim sebep varken o sebepler bu vasıfları bozmamış, aksine, Kur’an’ın akıcılığına, sağlamlığına, ifadelerin birbirinden yardım

501