İçeriğe geç
Sözler

“Cenâb-ı Hak, yarattıklarıyla arasında, doğmayı ve doğurmayı hatırlatacak bütün bağlardan münezzehtir. O’nun ortağı, yardımcısı, hemcinsi, benzeri olamaz. Allah’ın varlıklar ile bağı, Hallâkıyeti, yani yaratıcılığıdır. “Kün feyekûn” emriyle, ezelî iradesiyle yaratır. Mecburiyet, çaresizlik, ihtiyaç, gayriihtiyarîlik gibi acizliği hatırlatan, mükemmelliğe zıt her bir bağdan uzak ve yücedir.”

Daha yüksek bir tabakanın bu ayetten hissesi şudur: “Cenâb-ı Hak ezelî ve ebedîdir, Evvel ve Âhir’dir. Hiçbir şekilde Zât’ında, sıfatlarında, icraatında eşi, benzeri, dengi, emsali, misali yoktur.” Yalnız icraatını, vasıflarını teşbihle ifade eden bir mesel var: وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْأَعْلٰى

Bu tabakalara arifler, âşıklar, sıddıklar gibi ayrı ayrı hisse sahiplerini de kıyaslayabilirsin.

İkinci örnek: Mesela, مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبٓا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ

İlk tabakanın bundan alacağı hisse şudur: “Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) hizmetkârı ve ‘Evladım’ hitabına mazhar olan Zeyd, izzetli hanımını kendisine denk bulmadığı için boşamış ve Allah’ın emriyle Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) onu nikâhlamış. Ayet der ki: “Peygamber size evladım dese, bunu peygamberliğine bakan yönüyle söyler. Şahsiyet itibarı ile babanız değil ki aldığı kadınlar ona uygun düşmesin.”

İkinci tabakanın ayetten hissesi şudur: Büyük bir âmir, emrindekilere baba şefkatiyle bakar. Eğer o âmir, görünen ve görünmeyen âlemlerin ruhanî padişahı ise o vakit merhameti, şefkati bir babanınkinden yüz defa daha ileri olur ve emrindekiler ona hakiki evladı gibi, baba nazarıyla bakarlar. Baba nazarı koca nazarına, kız çocuğu nazarı da hanım nazarına kolayca dönmediğinden ve Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) müminlerin kızlarını alması halkın nazarında şu sırra uygun görünmediğinden Kur’an der ki: Peygamber (aleyhissalâtü vesselam) size ilahî merhamet nazarıyla şefkat gösterir, babanız gibi davranır.

500