gibi yaş akıttığı halde, size ne olmuş ki, Musa’nın (aleyhisselam) bütün mucizelerine karşı kayıtsız kalıyorsunuz; gözünüz kuru, yaşsız, kalbiniz katı ve ateşsiz bir halde duruyorsunuz?” Şu irşad mânâsı o Söz’de açıklandığı için oraya havale ederek burada kısa kesiyorum.
• Kur’an-ı Hakîm’deki ikna makamının ve onun inkârcıları susturmasının binlerce misalinden yalnız şu ikisine bak.
Birinci misal:
وَإِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖۖ وَادْعُوا شُهَدٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
Yani, “Eğer Kur’an’ın doğruluğundan bir şüpheniz varsa, size yardım edecek, şahitlik yapacak bütün büyüklerinizi ve taraftarlarınızı çağırın, Kur’an’ın bir tek sûresinin benzerini meydana getirin.” İşarâtü’l İ’caz’da açıklandığı ve ispatlandığı için burada meseleye kısaca işaret edeceğiz:
Kur’an-ı Mucizü’l Beyan şöyle diyor: “Ey insanlar ve cinler! Eğer Kur’an’ın Allah kelâmı olduğundan şüpheniz varsa, onu insan sözü zannediyorsanız, haydi, işte meydan, geliniz! Siz de kendisine Muhammed-ül Emin dediğiniz zât gibi, okuma yazma bilmez bir ümmîye Kur’an gibi bir kitap yazdırınız. Bunu yapamazsanız, haydi ümmî olmasın, en meşhur bir edipten, bir âlimden böyle bir kitap isteyiniz. Bunu da yapamazsanız, haydi bir tek olmasın, bütün ediplerinizin, hatiplerinizin, hatta bütün geçmiş güzel eserlerin ve gelecek ediplerin yardımlarını ve ilahlarınızın himmetlerini de yanınıza alınız. Bütün kuvvetinizle çalışınız ve Kur’an’a bir nazire yapınız! Bunu da yapamazsanız, haydi taklidi mümkün olmayan Kur’an hakikatlerinden ve onun sayısız manevî mucizesinden geçtik, yalnız onun sözlerindeki belâgate nazire olarak bir eser meydana getiriniz.”
Kur’an, فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ ayetiyle inkârcıları susturarak der ki: “Haydi sizden yapacağınız nazirenin mânâca doğruluğunu
Dipnotlar
- “Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğu hakkında şüpheniz varsa, haydi onun sûrelerinden birine benzer bir sûre meydana getirin ve Allah’tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, iddianızda haklı iseniz…” (Bakara sûresi, 2/23)
- İbni İshak, es-Sîre 2/57; el-Halebî, es-Sîratü’l-Halebiyye 2/391.
- “İddianızda tutarlı iseniz, haydi belâgatte onunkine benzer on sûre getirin.” (Hûd sûresi, 11/13)