sayısız örneklerinden, هَلْ أَتٰى عَلَى اْلإِنْسَانِ sûresindeki üslûp Kevser suyu gibi hoştur, cennetteki selsebil çeşmesi gibi ahenkle ve gürül gürül akar, cennet meyveleri gibi tatlı, hurilerin elbiseleri gibi güzeldir.
• Kur’an’daki korkutma ve tehdit makamının pek çok örneğinden biri, هَلْ اَتٰيكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ( Ğaşiye) sûresinin başındaki beyanlardır. Dalâlet ehline, kulağında kaynayan kurşun gibi, beynini yakan ateş gibi, damağında zakkum gibi, yüzüne saldıran cehennem gibi, midesinde acı, dikenli dari’ ağacı gibi tesir eder. Evet, cehennem gibi bir azap memurunun, öfkesinden parçalanacak bir vaziyet alması, sûrede تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ denilmesi, o Zât’ın tehdidinin ne derece dehşetli olduğunu gösterir.
• Övme makamının binlerce örneğinden, başında “Elhamdülillah” olan beş sûredeki Kur’an beyanları ise güneş gibi parlak, yıldızlar gibi süslü, gökler ve yeryüzü gibi muhteşem, melekler gibi sevimli, dünyada yavrulara rahmet gibi şefkatli ve ahirette cennet gibi güzeldir.
• Kınama ve yasaklama makamının binlerce örneğinden biri ise أَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ أَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا ayetidir; başkalarını çekiştirip ayıplamayı altı derecede kınar. Gıybeti altı derecede şiddetle yasaklar. Şöyle ki: Ayetin başında bulunan “hemze”, soru (“acaba?”) mânâsındadır. O mânâ, tıpkı su gibi, ayetin bütün kelimelerine girer.
İşte birincisi, hemze ile der ki: Acaba soru ve cevap makamı olan aklınız yok mu ki, bu derece çirkin bir şeyi anlamıyorsunuz?
İkincisi: يُحِبُّ[ sever] kelimesiyle der ki: Acaba sevme ve nefret etme makamı olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en çirkin bir işi sever?
Üçüncüsü: أَحَدُكُمْ[ sizden biri] kelimesiyle der ki: Cemaat yaşayışı ve yardımlaşma sayesinde devam eden toplum hayatınıza ve medeniyetinize ne olmuş ki, hayatınızı zehirleyen böyle bir ameli kabul eder?
Dipnotlar
- “İnsan üzerinden öyle bir devir geçti ki…” (İnsan Sûresi, 76/1)
- Haşiye: Buradaki üslûp, o sûrenin mealinin elbisesini giymiştir.
- “Ğâşiyenin, dehşeti her tarafı saracak olan o felâketin mahiyeti hakkında elbet sen de bilgi sahibi oldun.” (Ğâşiye sûresi, 88/1)
- Dari’: Acı ve dikenli bir ağaç.
- “Cehennem öfkesinden nerdeyse çatlayacak haldedir.” (Mülk Sûresi, 67/8)
- Fatiha sûresi, En’am sûresi, Kehf sûresi, Sebe’ sûresi, Fâtır sûresi.
- Haşiye: Şu tabirlerde o sûrelerdeki bahislere işaret var.
- “Sizden biri, ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?” (Hucurât Sûresi, 49/12)