İçeriğe geç
Sözler

muhatabını usandırmıyor; gençliğini daima muhafaza ettiği gibi tazeliğini ve tatlılığını da koruyor.

Kureyş’in önde gelenlerinden dikkatli, belâgat sahibi biri, müşrikler tarafından Kur’an’ı dinlemek için gönderilmiş. Dinlemiş, dönmüş ve demiş ki: “Şu kelâmın öyle bir tatlılığı ve tazeliği var ki, insan sözüne benzemez. Ben şairleri, kâhinleri biliyorum. Bu onların sözlerine hiç benzemiyor. Olsa olsa halkımızı kandırmak için Kur’an’a sihir demeliyiz.” İşte, Kur’an-ı Hakîm’in en inatçı düşmanları bile onun kusursuz, açık ve akıcı üslûbuna hayran olmuşlardır.

Kur’an-ı Hakîm’in ayetlerindeki, ifadelerindeki, cümlelerindeki fesahatin sebeplerini izah etmek çok uzun sürer. Onun için sözü kısa kesip yalnız örnek olarak bir ayetteki harflerin vaziyetinden doğan üslûp güzelliğini, akıcılığı, ahengi ve bir mucizelik parıltısını göstereceğiz.

İşte: ثُمَّ أَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشَى طَائِفَةً مِنْكُمْ ilâ âhir… Şu ayette alfabenin bütün harfleri mevcuttur. Bak; ağır ve kalın okunan bütün harfler beraber olduğu halde üslûbun güzelliğini, akıcılığını bozmuyor; hatta o harfler ayete bir parlaklık, farklı tellerden ahenkli, sağlam bir fesahat nağmesi katıyor.

Hem şu mucizelik parıltısına dikkat et ki, o harflerin en hafif ve kolay okunanlarından “ya” ile “elif” birbirine ulandığı için iki kardeş gibi her biri 21’er kere tekrar edilmiş. م ile Haşiye: ن birbirinin kardeşi sayıldığı ve birbirlerinin yerine geçtiği için ikisi de 33’er defa zikredilmiştir.

س,ص , ش ağızdan çıkışları, şekilleri ve sesleri bakımından kardeş olduklarından, her biri üçer defa; ع ve غ ise kardeş oldukları halde ع daha hafif olduğundan altı defa, غ ağır ve kalın okunuşuyla onun yarısı olarak üç defa zikredilmiştir.

ط, ظ, ذ, ز harfleri de ağızdan çıkışları, şekilleri ve sesleriyle kardeş oldukları için her biri ikişer defa tekrarlanmıştır. ل ve “elif” harfleri لا( lamelif) olarak birleştiklerinde, “elif”in o harfteki hissesi “lâm”ın yarısıdır. Onun için ل kırk iki defa, “elif” ise onun yarısı olarak yirmi bir defa zikredilmiştir. “Hemze” ve هـ ağızdan çıkış yerleri bakımından

459