Biz Hepimiz Birer Hiçiz, Var Olan Sen’sin!

Biz Hepimiz Birer Hiçiz, Var Olan Sen’sin!

Siz o arınmanın musluğunu kendiniz bulacaksınız!..

Her boşluk bizim sukûtumuzu hazırlıyor!.

Her şeyi derinleştirecek insandır! Nasıl ki kainat insanla gerçek derinliğe ulaşmıştır. Kur’an insan tarafından yorumlanınca bir derinliğe ulaşır. 

Mabetler mukaddestir. İçinde ona kutsiyet izafe eden, kutsiyet boyası çalan cemaat olmayınca, mabedin kiliseden farkı olmaz. O ışık evler birer ışık evdir. Onu Kabe haline getirecek içindekilerdir.

Yeniden her yerde beş on deli ile işe başlamak lazım! Kendini nefy ederek. Ben şu misyonun sahibiyim, düşüncesi rüyalarda bile gelse, kalkıp kafasına bir çivi çakmak lazım. Demek seni bir yere iyi rapt etmek lazım ki, zıvanadan çıkmayasın.

Gelecekte bunları daha iyi anlayacaksınız. O kurtların kuyruklarını kısmış, böyle sürüye hücum etmeyi beklediğini, şu günlerde sezmeye başladığım, o gelecekte bunları duyacaksınız ve hicranla kıvranacaksınız. Ama sıkı durmak lazım.

Çok aldanma noktaları, kayma noktaları var. Bugüne kadar zor günler vardı. Bundan sonraki zor günler, geçmişteki zor günleri mumla arattıracaktır. Çünkü o zaman kavga kendimizle olacak. İçimize takılacağız: Egoizmaya, egosantrizmaya… Ettim, yaptım, çattım, kurdum, düştüm, anlattım, düzen kurdum… Bunların akıldan geçmesi bile, Rabb’e karşı ne büyük saygısızlık. Bu hususları sadece o söylemeli. Mülk O’nun, Dem O’nun, Devran O’nun (c.c.).

Bize o büyük saltanat karşısında kendimize sıfır demek düşer.

Biz hepimiz birer hiçiz. Var olan Sen’sin. Varlığı kendinden olan sensin. Biz bugün, senin yarattığın zeminde, birer tomurcuk gibi böyle, gelişiriz, açılırız, büyürüz. Fakat mevsimi hazan gelince, savrulur, gideriz. Her şey gider. Ama sen kalırsın.