147
Son günlerimizdeyiz, ışığın sönmesin asla,
Yıllar var Sensizlikle geçiyor ömürler yasla;
Kalmadı ruhlarımızda takat bir başka fasla,
Uyar ölü duyguları o semavî âvâzla.
Sen gideli o güzel dünya adeta bir zindan,
Bilinmez oldu artık kimler cân ve kimler cânân;
Şimdi gelip gidilen bu dünya karanlık bir han,
Gözlerimizde yaşlar, gönüllerde âh u efgân...
Hâk ile yeksân âsârın, kahroluyorum her an,
Tasavvurları aşkın, bütün gönüller perişan;
Sensin bu dertli bendelerine biricik derman,
Sinelerde iç içe sızı, dillerde “el-amân!..”
***
147