İçeriğe geç

Ehl-i Sünnet, Allah’ı bilme ve bulma imkânına sahip olmayan bir yerde yaşayan insan için, eğer putlara tapmıyorsa kurtulur demektedir. Ancak böyle bir hüküm, puta tapan insanlar için geçerli değildir. Çünkü onun vicdanında bir mâbud akidesi belirmiştir. O kimse kafasını kullansa, vicdanına müracaat etseydi kendi eliyle yaptığının mâbud olmayacağını anlayacaktır.

Yine Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat içinde başka bir görüş de şöyledir: “Bir insan, evsafını tam bilemese de yaratıcı bir varlığa inanması şarttır.” İşte bir insanın içinde, bu mânâda bir yaratıcı mefhumunun belirmesi, onun kurtulmasına vesile olabilir. Bu açıdan bizim İslâm’ı götüremediğimiz bir dünya, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapmıyorlarsa –Allahu a’lem– kurtulabilir. Çünkü o dünyaya İslâmî inanç ve düşünce anlatılmamış ve duyurulmamıştır. Keza bir kısım şerikler arkasından koşmayan, şahıslara ulûhiyet isnat etmeyen ve küfür ve küfran içinde bulunmayan Hz. İsa’nın yolundakiler de ehl-i necat olabilir. Keza materyalizme saplanmamış, Hz. Mesih’i görememiş, duyamamış, Hz. Muhammed’den (aleyhissâlâtü vesselâm) haberdar olamamış başka biri de Allah’a inanıyorsa, mâbedinde Cenâb-ı Hakk’a imanın vecdi ve neşvesi içinde yaşıyorsa –Allahu a’lem– bir görüşe göre o da kurtulabilir. Ormanda yaşayan, Yaratıcı’ya ait bir şey hissetmeyen, dahası bu mevzuda hiçbir şey müşâhede etmeyen bir kimsenin içinde, kâinatı müşâhedesinde bir yaratıcı olabileceği kanaati varsa bu kimse de kurtulabilir…

2