Biz bugün suda, elektrikte, yemede, içmede ve belki de en önemlisi zamanda büyük bir israf yaşıyoruz. Evet, o kadar çok yiyen ve içen muhakkak ki zaman açısından israfa girecektir. İmam Nevevî’ye soruyorlar; “Niye yemiyorsunuz?” O şöyle cevap veriyor: “Helâ ile mutfak arasında gelip gitmekten Rabbime karşı hicap duyuyorum!” Daha sonra da “Yemek yemeyi günde bir kereye veya iki günde bir kereye indirmeye çalışıyorum.” diyor.
Günümüzde, bir eve bir taksi yetmezmiş gibi, ailenin her bir ferdinin özel bir arabasının bulunması oldukça yaygın. Örnek mi istiyorsunuz, Bostancı’dan Altunizade’ye kadar bir yolculuk yapsanız yaklaşık hemen hepsinin içinde sadece bir insan göreceğiniz bin arabaya şahit olursunuz. Bu, millî zayiat ve israf değil de nedir? Acaba bin arabanın her birine dörder insan binse, caddedeki arabaların sayısı iki yüz elliye inmeyecek midir? İnecek ve dolayısı ile de trafik seyrekleşecek ve arabalar hızlı hareket edecektir. Kıyamet kopmaz her hâlde bir gün insanlardan biri komşusunu arabasına alsa, ertesi gün de diğeri aynı şeyi yapsa. Veyahut da baba, diğer aile fertlerini bir arabaya bindirip her birini gideceği yere bıraksa. Acaba böyle bir yöntemle trafik yoğunluğu giderilmiş olmaz mı?