Yeme ile alâkalı diğer bir misal; bugün biz, kalori olarak bize yeten gıdanın üç katını harcıyoruz. Bu da şu demektir; aslında biz yeme, içme vs.de ihtiyacımız olan miktarın dışında iki kat israf yapıyoruz. Bizler asker veya sürekli hareket eden insanlar değiliz ki 2500 veya 3000 kaloriye ihtiyaç duyalım. Rahatlıkla söyleyebilirim ki ağır iş yapmayan normal yaşantısı olan insanlara 1800 kalori yeter de artar. Meseleye bize lâzım olan kalori açısından bakarsak zannediyorum israf içinde harcadığımız üç bin lira yerine bin lira bize yetecektir. İsterseniz deneyiniz. Şimdi bu meseleyi şöyle hulâsa edebiliriz: Biz Türkçe kazanıp Amerikanca yiyoruz. Millî hâsıladan herkesin geliri belli olmasına, kazanmada geri olmamıza rağmen Amerikalılar gibi yaşamak istiyoruz.
Üstad Hazretleri israfa, öncelikle bereketin kesilmesine sebep olması açısından yaklaşmaktadır. İsraf, bereketin kesilmesine sebep olunca4 iktisat da bereketin sebebi sayılabilir.5 O, bir okka balı üç ay boyunca kardeşlerine de birer çay kaşığı vererek kullandığını söylemektedir.6 Bir okka, yaklaşık bir kilo üç yüz gram demektir. Ben 1983’te yani Üstad Hazretleri vefat ettikten tam 23 sene sonra Üstad’ın has talebesi Albay Hulusi Bey’e uğramıştım. Merhum Hulusi Ağabey bizzat o baldan olduğunu belirterek bana bir yemek kaşığı vermişti. Demek ki o zamana kadar o bal hâlâ bitmemişti. İktisadın sebeb-i bereket olduğunu söyleyen zat bunu hayatında misaliyle de göstermiştir.
Dipnotlar
- 4 Bediüzzaman, Lem’alar s.174 (On Dokuzuncu Lem’a, Birinci Nükte).
- 5 Bediüzzaman, Lem’alar s.181-185 (On Dokuzuncu Lem’a, Yedinci Nükte).
- 6 Bediüzzaman, Lem’alar s.179-180 (On Dokuzuncu Lem’a, Beşinci Nükte).