İçeriğe geç
7. Bölüm

Namazın Zi̇ki̇r Ve Tevbe Buudu

Soru: “Beni (zikir) hatırlamak için namaz kıl.” âyetindeki namaz ile zikir arasındaki münasebeti biraz açar mısınız?

Zikir, mü’mini Allah’a en seri şekilde yaklaştıran bir ibadet ve gaflet bulutlarını dağıtan en tesirli bir rüzgârdır. Zikir, anma-hatırlama ve insanın hayatı duyarak yaşaması ya da varlığın koridorlarında gezerken hemen her nesneden Allah’a ait bir mesaj alması demektir. Bu mânâda zikir ile namaz arasında sıkı bir irtibat söz konusudur. Hatta diğer ibadetlerdeki zikir, namazdaki zikrin yanında ancak, tâli bir mübarekiyeti haizdir. Zaten o ölçüde Allah’ı hatırlatacak ve insanın görme, düşünme, anlama ve değerlendirme ufkundan gafleti izale edecek başka bir ibadet olsaydı, Allah, namazın yerine o ibadeti emir ve tavsiye buyururdu.

Namaz, zatında potansiyel olarak hatırlatıcı bir güce sahiptir. Kur’ân-ı Kerim, وَأَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْرِي“Beni hatırlamak için namaz kıl.”1 âyetiyle bu hakikati hatırlatır. Evet, âyette de ifade edildiği gibi hatırlama (zikir) ile namaz arasında sıkı bir münasebet vardır. Namazın bu ölçüdeki öneminden ötürü Kur’ân’da Allah (celle celâluhu), günde beş vakit namazı sık sık vurgulamıştır.

1