İçeriğe geç

Bu tefsirin yazılmasından kısa bir müddet sonra, Tantavî Cevherî, el-Cevâhir isminde bir tefsir yazarak Kur’ân’daki fennî âyetleri, ilim ve fen sahasındaki gelişmeler zaviyesinden tefsir etmiştir. Bazı yerlerde, arzu edilen seviyede ciddi bir derinlik olmasa da, Cevherî, pek çok âyet-i kerimeyi modern bilimin verilerine göre izah etmeye çalışmıştır. Ama tefsir yorumcuları onun bu eserini, tefsirden daha ziyade bir ansiklopedi olarak görmüşlerdir. Merhum Said Havva’nın da bu istikamette gayretleri olmuştur. Netice itibarıyla, yakın dönemde birçok âlimin ceht ve gayretleri neticesinde, fennî tefsir adına yeni bir çığır açılmış ve gerek ülkemizde gerekse Arap dünyasında fennî tefsir adına bir hayli çalışma yapılmıştır. Mesela benim de uzun zaman Suudî Arabistan televizyonundan takip ettiğim Zağlul en-Neccâr bu alanda önemli çalışmalar yapan bir zattır. Bu kıymetli âlim, hem Kur’ân’a derinlemesine vâkıf hem de alanıyla ilgili rahat konuşabilen, ele aldığı meseleleri santimi santimine ölçüp biçerek ifade edebilen, ilmî seviyesi yüksek bir akademisyendir.

Hazreti Üstad’a gelince o, eserlerinde bu konuyla ilgili çok fazla tafsilata girmemiş; ancak Hz. Musa’nın (aleyhisselâm) asasını taşa vurarak su çıkarması103 veya Hz. Süleyman’ın (aleyhisselâm) Belkıs’ın tahtını getirtmesi104 gibi, o dönem itibarıyla itiraza uğrayan bazı âyetlerin izahını yapmakla iktifa etmiştir. Fakat o, peygamber mucizelerinin çehresinde ortaya konulan ilmî hakikatlerin, dünden bugüne o alanda zirveyi tuttuğuna ve insanları araştırmaya teşvik ettiğine işaret etmiştir ki, kanaatimce bu, üzerinde durulması gereken çok önemli bir tespit ve yaklaşımdır.

İlmî İcatların Kur’ân’ın Genel Maksatları İçindeki Yeri

123