İçeriğe geç

Peygamber Efendimiz’in uykudan uyanınca okudukları şu dua da bu makamda kalbin sesi olarak dile dökülebilir:

سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ أَسْتَغْفِرُكَ لِذَنْبِي وَأَسْأَلُكَ رَحْمَتَكَ، اَللّٰهُمَّ زِدْنِي عِلْمًا وَلَا تُزِغْ قَلْبِي بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنِي وَهَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

“Sübhânsın yâ Rab; Senin şanın ne yücedir. Allahım, Senden bütün günahlarımı bağışlamanı istiyor, Senden rahmetini diliyor ve dileniyorum. Allahım, ilmimi artır, bana ihsan ettiğin hidayetten sonra kalbimi haktan saptırma, bana yüce katından meccanen aşkın mı aşkın rahmet ihsan eyle. Doğrusu lütfen, keremen, karşılıksız bol bol ihsanda bulunan sadece Sensin.”222

Diğer taraftan herkes kendi konumu itibarıyla hata, kusur ve günahlarını mülâhazaya alarak her gün binlerce kere estağfirullah/sübhânallah çekmelidir. Mesela Ebû Hüreyre Hazretleri’nin her gün on iki bin defa sübhânallah dediği rivayet edilmiştir. Ona, “Bu çok değil mi?” diye sorduklarında; “Günahlarım sayısınca söylüyorum.” şeklinde cevap vermiştir.223 Devs’ten gelip ashab-ı suffe arasına giren, uzun süre İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) huzurunda bulunan, O’ndan en fazla hadis rivayet eden ve Allah Resûlü’nden sonra herkesin kendisine başvurduğu bir menhelü’l-azbi’l-mevrûd hâline gelen o Devs’in aslanının bir günahı olacağını zannetmiyorum. Ama o kendi ufku itibarıyla bunu gerekli görüyordu. O hâlde günahlarla delik deşik olmuş bizim bugünkü hayatımızı göz önünde bulundurunca, her gün otuz bin defa istiğfar etsek yine de az sayılır.

270