İçeriğe geç

Ayrıca böyle bir üslûp inanan gönüller için de çok önemli bir hatırlatma ve ikazdır. Zira Hz. Pîr’in ifadesiyle, her kâfirin her sıfatı kâfir olmadığı gibi, her mü’minin her sıfatı da mü’mince olmayabilir.133 Bazen bakarsınız, bir mü’min, hayatının bir döneminde bir fısk veya küfür sıfatını takınmıştır. Bu itibarladır ki, bir mü’minin, münafık veya kâfirlerin anlatıldığı âyetlerden alacağı nice dersler vardır.

Evet, bir insan mü’min olabilir ve mü’min olmasının bir gereği olarak namaz kılabilir, oruç tutabilir, zekât verebilir ve hacca gidebilir. Fakat o, kendisine belirlenen alan içinde kalmayarak başını dışarı çıkarıyorsa, farkına varmaksızın bazen küfür, bazen de nifak sahası içine girmiş olur. Hafizanallah, yalan söyleme, gıybet etme, iftirada bulunma gibi büyük günahlardan birini işleyen insan, bariyerleri aşmış, şehrahta yürümeyi bırakarak patikaya girmiş, dolayısıyla da birtakım trafik problemlerine sebebiyet vermiş demektir. Böyle birisi imanında ne kadar güçlü olduğunu iddia ederse etsin, esasında onda fâsıklığa dair bir sıfat var demektir. Bu fısk sıfatıyla yaşadığı sürece de, onun irşad ve tebliğ vazifesinde başarılı olması ve hedefine varması mümkün değildir. Zira Allah’ın (celle celâluhu) teveccühü sıfatlara ve dolayısıyla o sıfatlarla donanmış kişileredir.

156