İçeriğe geç

Başka bir hadislerinde de yalnız kalmanın nasıl bir tehlike oluşturduğuna işaret sadedinde, فَإِنَّمَا يَأْكُلُ الذِّئْبُ الْقَاصِيَةَ114 ifadeleriyle, kolektif şuurun hilafına hareket eden, halkadan ayrılan, heyetle müşterek uygun adım atmayan, onun adımlarına ayaklarını uydurmayan kimseyi kurt yiyeceğini ifade buyurmaktadır. Bundan dolayı, ne yapıp edip mutlaka heyet içinde olmaya çalışmalı, birbirimize destek olmalı ve münferit hareket etmekten kaçınmalıyız.

Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, meclislerimizi lağviyat ve lehviyattan uzak tutmak ve saniyesini dahi zayi etmeksizin oraları ilim ve mârifette derinleşme adına değerlendirmektir. Maalesef bu mevzuda gerekli hassasiyeti gösterdiğimiz söylenemez. Evet, ne yazık ki, din, iman, hizmet adına bir araya geldiğimiz meclislerimizde bile dünyevî ve uhrevî hayatımız hesabına hiçbir faydası olmayan gereksiz meseleleri konuşabiliyor, insanı gaflete sürükleyecek şen şakrak ve laubalice tavırlara girebiliyoruz. Bence inanan bir gönül, bunlara meydan vermeyecek şekilde hayatını bir tekke ve zaviye disiplini içinde geçirmeye çalışmalıdır. Sahih bir hadis-i şerifte, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun hayatında üç defa kahkaha ile güldüğü ifade edilir.115 Bildiğiniz üzere, O’nun mübarek çehresinden tebessüm hiç eksik olmuyordu; fakat O, ciddiyetinden de asla taviz vermiyordu. Evet, O’nun (aleyhissalâtü vesselâm) öyle bir duruşu vardı ki, her an Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda olduğu bütün varlığına aksediyordu ve O görüldüğünde hâliyle, tavırlarıyla, hatta bakışlarının derinlikleriyle hep Allah’ı hatırlatıyordu.

136