İçeriğe geç

Duada ikinci olarak talep edilen ise afiyet meselesidir. Çünkü sıhhat ve selâmet bir vazife ve sorumluluğun istenen seviyede ve doğru bir şekilde yapılması adına çok önemlidir. Yalnız burada meseleyi sadece beden sıhhatine bağlayarak düşünmek doğru değildir. Böyle bir yaklaşım onun anlamını daraltmak olur. Bundan dolayı bu ve benzeri dualarda beden sıhhatiyle beraber kalb, ruh, akıl, zihin, his… gibi zahir-bâtın insana bahşedilen bütün donanımların sıhhat ve âfiyetinin talep edildiğini mülâhazaya almamız gerekir. Çünkü aklımız, hafızamız, mantığımız, muhakememiz, kalbimiz, hissimiz, latîfelerimiz… sıhhat içinde olmazsa doğruyu bulmada zorluk çeker ve türlü türlü hastalık ve sapıklıklara müptela oluruz.

Duada af ve afiyetin ardından Rabbimizin rızasını istiyoruz. Kur’ân-ı Kerim’de وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ أَكْبَرُ“Hepsinden âlâsı ise Hakk’ın kendilerinden razı olmasıdır.”2 âyeti kerimesiyle de ifade buyurulduğu üzere Allah’ın rıza ve hoşnutluğunun üstünde daha büyük bir şey yoktur. Bu âyet münasebetiyle Hazreti Saduk u Masduk (aleyhissalâtü vesselâm) buyuruyor ki; “Cenâb-ı Hak kâfirleri Cehennem’e, mü’min kullarını ise Cennet’e koyduktan sonra kurtuluşa erenlere şöyle seslenecek: ‘Bundan böyle size daha büyük bir lütufta bulunacağım: Sizden ebediyen razı olacak ve size hiç gazaplanmayacağım.’”3

215