Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm, tefe’ülden hoşlanırdı; insanların güzel isimler taşımalarını ister, duyduğu o isimlerden güzel mânâlar çıkarır ve herkesin adının iyi yoruma açık olmasını arzulardı. Bundan dolayı da, Resûlullah bazı kimselerin isimlerini değiştirmiş; onları eskisinden daha güzel ve mânâlı adlarla çağırmıştı. Ezcümle; Gurâb (karga), Harb (savaş), Âsi, Şeytan, Atele (şiddet, sertlik), Şihab (kıvılcım, ateş parçası) isimlerini değiştirmiş; meselâ, Şihab’ı Hişam (mutevazi, edepli), Harb’i Silm (sulh), Muzdaci’ı (yatıp duran) Münbais (kalkıp koşan) yapmıştı. Âsiye (isyankâr, itaatsiz kadın) adından hoşlanmamış, onun yerine Cemîle’yi (iyi huylu, güzel kadın) tesmiye buyurmuştu. Sadece insan adlarını güzelleştirmekle de iktifa etmemiş; Afire (çorak) adını taşıyan bir araziyi Hadire (yeşillik) ve “Şi’b-i Dalâlet” (sapıklık geçidi/alanı) denen yeri de “Şi’b-i Hüdâ” diye isimlendirmişti. Nezâhetin Hulâsası Peygamber Efendimiz, daha pek çok insan ve mekân ismini daha güzeliyle tebdil eylemişti.
Kâinatta Tesadüf Yoktur Ama…
Günümüzde de bazıları bir kısım rakamları, haftanın belli günlerini, kara kedi, karga ve yarasa gibi kimi hayvanları uğursuz saymaktadırlar. Meselâ, bir evin çatısında ya da balkonunda karga öterse, o ev halkından birinin öleceğine veya orada ciddî bir yıkım meydana geleceğine inanmaktadırlar.
Dipnotlar
- 3Buhârî, tıb 44-45; Müslim, selâm 113-114.
- 4Bkz.: Abdurrezzak, el-Musannef 5/337; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 7/385.
- 5Ebû Dâvûd, edeb 62; el-Buhârî, el-Edebü’l-müfred s.287; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 19/433.
- 6Ebû Dâvûd, edeb 62.
- 7Müslim, cihâd 88; el-Buhârî, el-Edebü’l-müfred s.288; Abdurrezzak, el-Musannef 5/208.
- 8Ebû Dâvûd, edeb 62; İbn Mâce, edeb 31.
- 9Ebû Dâvûd, edeb 62; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 17/120.
- 10Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/75; el-Buhârî, el-Edebü’l-müfred s.287; İbn Hibbân, es-Sahîh 13/138.
- 11Ebû Dâvûd, edeb 62.
- 12Ebû Dâvûd, edeb 62; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 5/262.
- 13Müslim, âdâb 14; Tirmizî, edeb 66; Ebû Dâvûd, edeb 62; İbn Mâce, edeb 32.
- 14Ebû Dâvûd, edeb 62; et-Taberânî, el-Mu’cemü’s-sağîr 1/218.
- 15Ebû Dâvûd, edeb 62.