Allah Resûlü, (sallallâhu aleyhi ve sellem) tecessüm etmiş bir rahmet olduğu gibi, Kur’ân-ı Kerim de O’nun tercümanlık yaptığı hakikatleri dile getiren, bütün mahlûkatın mânâ-yı harfî cihetinden kıymetini gösteren ve topyekün kainâtın mânâsını tercüme eden bir kitab-ı rahmettir. Bu yüzden Hazreti Mevlâ, “Biz, Kur’ân-ı Kerim’i Kadir Gecesi ceste ceste indirdik.”8 buyururken de yine saltanat-ı âmme hesabına hitap etmiş ve bütün varlığı ilgilendiren böyle bir haberi verirken “mütekellim-i maalgayr” sîgasıyla “Biz” demiştir.
Müfessirler, bu çeşit âyet-i kerimelerde Cenâb-ı Hakk’ın, Esmâ-yı Hüsnâsı ve sıfât-ı sübhaniyesi zaviyesinden ulûhiyet ve kibriyâsı ile hitap ettiğini ve kendi azametini, kudretini, büyüklüğünü ve celâlini nazara verdiğini belirtmişlerdir. Meselâ, “Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz.”9 mealindeki âyet-i kerimenin metninde cem’ (çoğul) ifade eden ve “Biz” mânâsına gelen dört kelime vardır. Burada, hem Cenâb-ı Hakk’ın kibriya ve azametinin vurgulanması bahis mevzuudur, hem de meselenin ehemmiyeti zamirlerle kuvvetlendirilmektedir. Kur’ân’ın indirilişinin ve hıfzının her kuvvetin üstünde ilâhî kudretin inayetiyle ve her kemâlin ötesinde Mutlak Kemal Sahibi Zât’ın himayesinde gerçekleşeceğini beyan sadedinde “azamet nûnu” ile “Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz.” buyurulması, indirenin büyüklük ve kudretini ifade ederken, indirilenin şanına ve kıymetine de dikkat çekmektedir. Ebu’s-Suûd Efendi de, bu âyetin tefsirini yaparken, “Azamet-i şânımız ve uluvv-i cenabımızla Kur’ân’ı Biz indirdik.” mânâsı üzerinde durmaktadır.10
Dipnotlar
- 8 Kadir sûresi, 97/1.
- 9 Hicr sûresi, 15/9.
- 10 Ebu’s-Suûd, Tefsîru Ebi’s-Suûd 5/68.