İçeriğe geç
16. Bölüm

Subjektif Mükellefiyet

Soru: “Subjektifmükellefiyet” ne demektir? Bu mükellefiyetin hududunu her insanın kendi vicdanı mı belirler?

Cevap: “Subjektif”; yalnız bir kişiye mahsus olan, sadece bir şahıs ya da bir grup için muteber sayılan, eşyanın hakikatine değil de ferdin düşünce ve duygularına dayanan, izafî, şahsî, enfüsî, indî ve dar bir daireye ait demektir. Subjektif kelimesi, daha çok objektif sözünün zıddı olarak kullanılmaktadır. “Objektif” ise; fertlerin şahsî görüşlerinden bağımsız olan, hemen herkes için geçerli bulunan, küllî, afakî ve kuşatıcı mânâlarına gelmektedir.

Bu iki kelimenin ihtiva ettiği mânâlar açısından; “objektif yükümlülük”, usûlüddin mizanlarıyla sınırları belirlenen, dinin özündeki kolaylık prensibine dayanan ve herkes için geçerli olan vazife ve sorumlulukların; “subjektif mükellefiyet” ise, her ferdin, şahsî duyuş, hissediş, idrak ve değerlendirmeleri neticesinde kendi üzerine aldığı vazifelerin ve vicdanî ölçüler çerçevesinde kendisi için belirlediği mesuliyet çizgisinin unvanıdır.

Modern ceza hukukunda, zarar verici davranışın belli bir şahsın kusuruna bağlanması “subjektif sorumluluk” kavramıyla dile getirilmektedir; ama, fıkıh metodolojisinde “subjektif mükellefiyet” diye bir tabir yoktur. Bu terkipteki iki kelimeden biri Fransızca diğeri ise Arapça asıllıdır; bununla beraber, “mükellefiyet”

208