İçeriğe geç

Müslim, Ebû Dâvûd ve Nesâî gibi muteber hadis kitaplarında, Peygamber Efendimiz’in rükû ve secdede سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰئِكَةِ وَالرُّوحِ“Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Sübbûh ve bütün üstün vasıfları, kemâl, fazilet ve güzellik sıfatlarını Zâtında cem eden Kuddûs; ey meleklerin ve Ruhun Rabbi! Seni tesbih u takdis ederim.” dediği rivayet edilmektedir.4 Dolayısıyla, bu tesbih, rükû ve secdede tekrarlanabilecek güzel bir zikirdir. Şu kadar var ki, bir rivayette سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلٰئِكَةِ وَالرُّوحِ denmekte ve رَبُّنَا kelimesi ilâve edilmektedir. Hanefi mezhebine göre; beşer kelâmı olma ihtimali bulunan sözler namaz içerisinde okunmadığı için, “Sübhâneke” duasındaki وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ bölümü cenaze namazı haricinde terk edildiği gibi, رَبُّنَا ilâvesinin rükû ve secdede söylenmemesi evlâdır. Evet, bu tesbihin namazda okunması Hanefiler arasında yaygın değilse bile, onu özellikle rükûda okumayı Efendimiz tavsiye buyurduğuna göre, biz de Rabbimiz karşısında iki büklüm bulunmamızın sesi soluğu olarak سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰئِكَةِ وَالرُّوحِ diyebiliriz.

Sübbûh

144