Hasbî Ruhlar Ve Maaş
Soru: “Hizmette önde, ücrette geride olmak” düsturunda zikredilen “ücret” kavramına neler dâhildir? Bizim için birer imtihan vesilesi olan ücretler nelerdir?
Cevap: Ücret; karşılık, mükâfat, çeyiz, mehir mânâlarına gelir ve çoğulu “ücur” dur. Bir terim olarak ise; yapılan bir iş için belirlenen bedel, sa’y ve gayretin karşılığı demektir. Fıkıh ıstılahında, bir hizmet akdiyle bir ücret karşılığında meşrû olan bir işi yapmak üzere emeğini kiraya veren ve günümüzde ücretli, emekçi ya da işçi diye isimlendirilen kişiye de “ecir” denir.
Yapılan işin türüne ve çeşidine göre ücret de değişir. Bir insan, bir başkasıyla ortak çalışıyorsa, o ortaklıkta hissesine düşen kâr, onun ücretidir. Bir işçi iş sözleşmesinde belirlenen miktar kadar ücret elde eder. Bir hamal da sırtında taşıdığı yükün ağırlığınca ve gideceği yerin uzaklığına göre takdir edilen bir bedel alır ki onun ücreti de o bedeldir. Terzi ve ayakkabıcı gibi meslek erbabı, verilen işi yaptıktan sonra o işin bedelini hak etmiş olur ve alırlar. Önceden tayin edilen bir anlaşma süresi içerisinde, belirlenmiş bir ücretle sadece bir işveren için çalışan kişiler de vardır ki, bunlar tek işverene bağlıdır ve o süre içerisinde iş olmasa da ücretlerini alırlar. Devlet memurları da bunlara dahildir. Memurların aldığı ücrete “maaş” denegelmiştir ki, bu kelime de Arapça asıllıdır; “geçim” ve geçime esas teşkil edecek bir miktar mânâsına gelmektedir. Herhangi bir devlet müessesesinde çalışan bir memur bütün mesaisini oraya verdiği için bir mânâda zamanını satıyor ve ücret olarak onun karşılığını alıyor demektir.