İçeriğe geç

Öyle ki, Allah ufkunu açsa, göklerde uçsa ve bir yerde Cebrail’e ulaşsa sonra Cebrail, “Dost, artık ben seninle beraber yürüyemem; bundan sonrası bana kapalı. Sen yürü, yoluna devam et. ‘Top senin, çevkân senindir bu gece’ dese!” O zaman bile, yine kendisini yaratılmışların en küçüklerinden biri görme; “Ben ancak başkalarının ayaklarının altına yüzümü sürebilecek bir insanım.” deme ve Hazreti Ali yaklaşımıyla, “insanlardan bir insan olma” mülâhazasına bağlı kalma, sürekli abdiyetini duyma, ayakları yerde bir kul olduğunu hep hissetme, farklılıklarına kendine göre farklı mânâlar yüklememe, mazhariyetlerinden dolayı kendisine çeşit çeşit unvanlar aramama, değişik mülâhazalarla birkaç versiyonu dile getirilen Kutup, Gavs, Mehdî ve Mesih gibi pâyelere sahip olduğu iddiasında bulunmama ve işte bu mevzuda değişmeme, kat’iyen fahre girmeme, ucbe düşmeme, yüksek rütbelere dilbeste olmama bir insan için çok büyük bir mazhariyettir. Bu duygu ve düşünceler asla değiştirilmemesi ve hep korunması gereken mülâhazalardır.

Soru: “Gönüllüler hareketi” şeklinde adlandırdığınız bu hoşgörü, diyalog ve eğitim faaliyetlerini, kimileri Türkiye’nin globalleşen dünyaya yegâne katkısı olarak kabul ederken, kimileri de bir tehdit unsuru gibi görüyorlar? Bu konudaki değerlendirmelerinizi lütfeder misiniz?

223