İçeriğe geç

Ancak, Efendimiz’in, kendisine vahiy geldikten sonra okuma yazmayı öğrenip öğrenmediği konusu ihtilaflıdır, o hususta farklı görüşler vardır. Fakat, Hudeybiye anlaşmasının metnindeki “Resûlullah” lafzına müşrikler itiraz edip Süheyl b. Amr, “Peygamber olarak kabul etseydik, seninle savaşmazdık. Öyleyse, anlaşma metnindeki “Allah’ın Peygamberi” ifadesi silinmelidir.” deyince, Efendimiz orada bile “Yâ Ali, (o ifadeyi) göster de ben sileyim.” demiştir. Demek ki, Efendimiz, o zaman bile okuma yazma bilmiyordu. Bununla beraber, İbnu’t-Tîn ve İbnü’l-Mülakkin gibi kimseler, hayat-ı seniyyelerinin sonunda Peygamberimiz’in bazı şeyleri öğrendiğini söylerler. Allah Resûlü, bazı şeyleri göre göre onlara alışmış olabilir; meselâ, nâm-ı celîlini tanıyabilir; bir yerde “Muhammed” yazıyorsa onu hat olarak ayırt edebilir. Hamîdullah Hoca’ya da bu konuda çok hücum edildi; “Efendimiz, ömrünün son döneminde okuma yazma biliyordu.” dedi diye o da çok eleştirildi. Oysa, Efendimiz’in ümmiyetinin ömrünün sonuna kadar devam ettiğini kabul etmekle beraber, bazı şeyleri göre göre, göz alışkanlığıyla tanıyor olduğunu söylemek de mahzurlu olmasa gerektir.

185