İçeriğe geç
30. Bölüm

Yeminleşelim Mi?

Soru: Bazı kötü niyetli insanlar, zat-ıâlînizi Martin Luther ve Humeynî gibi dînî liderlere ve bu gönüllüler hareketini de onların devrim niteliğindeki hareketlerine benzetiyorlar. Bu tür söylenti ve iddiaları nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Bu tür mülâhazaların çok yaygın olacağına ihtimal vermiyorum. Fakat, herkes bazı şeyleri istediği gibi değerlendirebilir. Her değerlendirmenin mutlaka mantıkî bir mahmilinin bulunması da gerekmez; zira, çoğu zaman değerlendiren insanların durumları ve ruh haletleri akıl ve mantık dinlemeden değerlendirmelere yön verir. Meselâ, bugün dünyanın büyük bir bölümünde –Türkiye’yi de bu mevzuda müstesna göremeyiz– ciddi bir paranoya yaşanıyor. Paranoya yaşayan insanlar, sokaktan geçen herkesin kendileri için üç adım ötede bir komplo hazırladığı endişesini taşırlar. Bu tür fertlerden meydana gelen bir toplumda hükümler vak’alara ve gerçeklere göre verilmez; pek çok şey ihtimallere bina edilir ve hükümler muhtemellere göre verilir. Oysaki, hukuk vukuât üzerine müessestir, ihtimaller üzerine değil; vak’alar esas olmalıdır, muhtemeller değil. Dolayısıyla, paranoyak insanlar, bazılarının mehdilik iddiasında olduğunu ve Mehdi gibi bir görüntü sergilediğini; bazılarının Heraklit gibi bir tavır takındığını söylerler; kimisine Humeynî, kimisine de Martin Luther taslağı olmayı layık görürler. Bazen bu söylentileri doğrulayan insanlar da zuhur edebilir. Meselâ, birisine, “Sana bir Humeynî nazarıyla bakabilir miyiz?” dendiğinde o çok rahatlıkla demişti ki, “Humeynî’ye ‘ben’ nazarıyla bakabilirsiniz.”

389