İçeriğe geç

Günümüzde enaniyet çok ileri gittiğinden, ehl-i iman dairesi içinde bile kendine yer bulabilmektedir. Meselâ, bir şahsın etrafında beş-on insan bir araya gelip bir halka teşkil edince, hemen o kişi, bu halka içinde kendini ifade ve ilân etme arzu ve hevesine kapılabiliyor. Geçmiş devirlerde tek tük Mehdiliğini ilân eden kişiler çıkmıştır. Fakat denilebilir ki, hiçbir devirde bu kadar Mehdi enflasyonu yaşanmamıştır. Evet, Karmatîler’in, Bâtınîler’in, Fatımîler’in içinden de bu tür müddeiler ortaya çıkmıştır; fakat bu asırda o kadar çoktur ki, insan bu manzara karşısında hayretler içinde kalmaktadır.

Üstad Hazretleri bir yerde ikramın izharının tahdis-i nimet olduğunu, kesbin onda müdahalesinin olmadığını, dolayısıyla nefsin onu kendisine isnat edemeyeceğini ifade ediyor.9 İşte bu yönüyle kerametle ikramın arası tefrik ediliyor. Yani meslekteki esasa göre, ikram-ı ilâhîye mazhar olan şahsın, bu mazhariyetlerin kendisine şükür için verildiğini düşünmesi ve aslında kendisinin bunlara lâyık olmadığının şuurunda olması gerekir. Hazreti Pîr’in bu mevzudaki mülâhazası şudur: “Dine hizmet ettim diye gururlanma. إِنَّ اللّٰهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ‘Allah bu dini bazen birfâcir adamın eliyle de teyit eder.’10 sırrınca müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o racül-i fâcir bilmelisin.”11 Görüldüğü üzere Üstad Hazretleri bu ifadeleriyle kendisini de dine hizmet eden racül-i fâcir kategorisi içinde mütalâa etmiştir.

141