Siyerde yazılanlara baktığımızda Seyyidina Hazreti Osman’ın 500 deveyi yüküyle birlikte bağışladığını görüyoruz.11 Bu develerden her biri, Hazreti Osman’ı, evc-i kemalât-ı insaniyeye çıkarmaya yeter. Ama aynı zamanda onun, Mescid-i Nebevî’de kumlar üzerinde yattığına, Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselâm) bir hasır üzerinde istirahat buyurması12 gibi, hasır üzerinde uyuduğuna şahit oluyoruz. Evet, bir bütün olarak hayatına bakıldığında Hazreti Osman Efendimiz’in, bütün o geniş imkân ve servetine rağmen, sade ve basit bir hayatı tercih ettiği, sahip olduğu o imkânları Allah yolunda kullanıp asla lüks ve israf içine girmediği açık bir şekilde görülmektedir.
Fakat beşer tabiatının muktezası olarak, hayatını hak ve hakikate hizmete vakfetmiş insanlar arasında bile, bazı dünyevî imkânlardan istifade etmek isteyenler çıkabilir. Bu tıpkı cüz’î bir zeyğin yaşandığı Uhud Savaşı esnasında, “Madem diğer insanlar ganimet alıyor, biz de alalım!” demek gibidir.13 Ancak diğer yandan Amr İbnü’l-Âs gibi kendisine ganimet verilmek istendiğinde: “YâResûlallah! Ben ganimet için Müslüman olmadım!”14 diyecek insanlar da vardır. Aynı şekilde ismini bilemediğimiz bir sahabî efendimize, İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhissalâtü vesselâm) ganimetten hissesini vermek istediğinde, o zat: “YâResûlallah! Ben bunu kabul edemem. Ben (boğazını göstererek) şuradan birok yiyeyim de şehit olayım diye Müslüman oldum.” demiş ve neticede arzu ettiği gibi şehit olup ötelere yürümüştür.15 İşte bunun gibi nice kahramanlar vardır.
Dipnotlar
- 11 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 18/231; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 39/63.
- 12 Bkz.: Buhârî, tefsîru sûre (66) 2; Müslim, talâk 31.
- 13 Bkz.: Buhârî, cihâd 164; Ebû Dâvûd, cihâd 116; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/293.
- 14 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/197, 202; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 4/467; Ebû Ya’lâ, el-Müsned 13/321.
- 15 Nesâî, cenâiz 61; Abdurrezzak, el-Musannef 7/271; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 2/271.