İçeriğe geç

Oluşan bu alışkanlık ve sıradanlaşma duygusunu yok etmenin, kaybedilen aşk u heyecanı yeniden elde etmenin yolu; daire içinde bir kere daha okuma seferberliği başlatmak, insanımızı yeniden ilme, irfana, araştırmaya, öğrenmeye yönlendirmektir. Bunun için de yeni okuma tarzları geliştirmeli, yeni formatlar bulmalıyız. Farklı eserleri ve fikirleri birlikte müzakere etmeli, bunlar arasında mukayeseler yapmalı, yeni sonuçlara ulaşmaya, yeni ufuklar yakalamaya çalışmalıyız. İnsanların ilgi ve merakını yeniden imanî hakikatlere, onları anlatan eserlere çekmeli, onlardaki orijinal fikirlerin farkına varılmasını sağlamalıyız. Ne yapıp etmeli, okuma mevzuunda insanları bir kere daha harekete geçirmeli, onların heyecanlarını tetiklemeliyiz. Bunu başaramazsak ülfetten sıyrılamaz, metafizik gerilimimizi muhafaza edemeyiz.

Sâbıkîn-ı evvelin

İster peygamberlerin isterse onların yolundan giden büyüklerin rahle-i tedrisine oturan ilk insanlar her zaman çok farklı olmuşlardır. Onlar, rahle-i tedrisine oturdukları (ders aldıkları) zatı kâmet ü kıymetiyle tanıyıp o insibağı yaşadıklarından dolayı farklı bir ufkun insanı olmuşlardır. Hz. Bediüzzaman’ın çevresinde hâlelenmiş insanlara bu gözle bakabilirsiniz. Risaleler’i çok iyi okumuş, Üstad’ı çok iyi anlamışlardır. Sordukları sorularla ondan hakkıyla istifade etmesini bilmişlerdir. Risaleler’i çok cazip, çok orijinal bulmuşlar; gönüllerini bu feyz menbaına bütün fakülteleriyle açmışlar, kabiliyetleri ölçüsünde ondan alabildiklerini almışlardır. Belki de talebelerinin Bediüzzaman’a tam bir teveccühle yönelmeleri ve hasr-ı himmet etmeleri onun da ilhamlarının önünü açmış ve ona yepyeni şeyler söyletmiştir.

273