İçeriğe geç

Varsın başkaları inciten olsun. Biz incitmemeye, hatta elimizden geliyorsa incinmemeye bakmalıyız. Çünkü bizim dünya adına bir talebimiz yok. Dünya adına beklentisi olan, geldikleri makamları beğenmeyerek sürekli gözünü yukarılara diken insanlar, gözünü diktikleri makamları elde etme adına her melaneti işleyebilirler. Hatta yürüdükleri yolda kendileri için engel gördükleri insanlara yapmadık kötülük bırakmayabilirler. Lakin Allah rızasından başka bir şey düşünmeyen, i’lâ-yı kelimetullaha gözünü diken, nâm-ı celil-i Muhammedi’yi dünyanın dört bir yanına ulaştırmayı hedefleyen adanmışlar asla onlar gibi olamazlar.

Daha önce de farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, yıllardan beri aleyhimde yazı yazan insanlara şahsî haklarımı helal ettim ve yanımdakileri de buna şahit tuttum. Bize yapmadık kötülük bırakmayan zalimleri, âhirette, hakkına girdikleri insanların günahlarını yüklenmiş, ağır veballer altında iki büklüm olmuş, inim inim inler vaziyette görsem, ona da yüreğim dayanmaz ve kendi şahsımla alâkalı hakları helal ederim. Fakat Allah’a ait, başkalarına ait haklar varsa onları affetmek bizi aşar; bir hakkı ancak hak sahibi affedebilir.

Evet, bizim yegâne gaye-i hayalimiz, Gönüller Sultanı’nın sultanlığını her gönle bir kere daha duyurmaktır. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) gönüller sultanı olarak yaratılmıştır. O’nu bütün gönüllerin sultanlığına taşımak bizim aslî vazifemizdir. Bunun dışında bir hedef peşindeysek, bir gün biz de bir yerlerde küçük bir idareci, vekil, iktidar sahibi olalım gibi basit mülâhazalar içindeysek hiç farkına varmadan Allah’tan uzaklaşmış oluruz. Meslek ve meşrebimiz buna müsaade etmez. Fakat şuna katiyen inanmalıyız ki; Allah kendi yolunda yürüyenleri asla yüzüstü bırakmaz.

201