Çokça zikredilen bir hadis-i şerifte de ifade edildiği gibi31 insan, Allah’ın huzuruna çıktığında salih amellerine güvenecek, fakat Allah için yapmadığından bunların kendisine hiçbir faydası dokunmayacaktır. Hatta nefis hesabına yapılan; Allah yolunda mücahede etme, ilimle meşgul olma, vaaz u nasihat etme veya infakta bulunma gibi güzel işler bile –Allah muhafaza– kişinin helakine sebep olacaktır. Amellerini övgü, takdir ve alkış için işleyen insanlar kendilerini çok ucuza satmış olacaklardır. Çünkü yaptıklarının karşılığını bu dünyada önceden almış olacaklarından âhirete bir şey kalmayacaktır. Allah bizleri, elde edebileceği büyük mükâfatı çok küçük şeyler için kaybetmekten, hayatını çok ciddi bir darlığın mahkûmu olarak geçirmekten, peşin lezzetlerin arkasında koşmaktan ve bu yüzden de âhirette hüsran yaşamaktan muhafaza buyursun!
Allah, ne kadar varidat ve mevhibelerini lütfeder, insanın davranışlarını ne kadar verimli, bereketli hâle getirirse insanın da o ölçüde Allah’a teveccüh etmesi ve kendini sıfırlaması gerekir. O, nail olduğu nimetlerin ağırlığıyla Allah huzurunda el pençe divan durmalı, rükû ve secde ile şükrünü eda etmelidir. Layık olmadığı mülâhazasıyla, mazhar olduğu lütufları hayret ve şaşkınlıkla karşılamalı ve bunlara şükür ile mukabelede bulunmalıdır. Alvar İmamı gibi sürekli;
28 Mehmet Akif Ersoy, Safahat, s.485 (Bir Gece).
29 İbn Mâce, et’ime 30.
30 İbn Mâce, zühd 21; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/30.
31 Müslim, imare 152; Nesâî, cihad 22.