İçeriğe geç

Öte yandan, bela ve musibetlerin def u ref olması ve gaye-i hayal hâline getirdiğimiz meselelerin gerçekleşmesi adına hâcet namazı kılmalı, hâcet duası yapmalıyız. Hâcet namazını kıldıktan, Efendimiz’den gelen hâcet duasını okuduktan sonra ellerimizi açıp bizim için en önemli şeyler nelerse onları Rabbimizden istemeliyiz. Bazıları Allah’tan hayırlı bir evlilik, hayırlı bir evlat, huzurlu bir yuva, işlerinde muvaffakiyet, mal mülk gibi şeyler isteyebilir. Bunları istemenin dince hiçbir mahzuru yoktur. Sadece kendini düşünen ve dünyevî düzeninin ahenk içinde gitmesini arzu eden insanları da kınamaz ve bunlara kaybetmiş insanlar olarak bakamayız.

Bir de himmeti âlî yüce ruhlar vardır. Onların bu tür şahsî ve dünyevî istekleri yoktur. Bütün talepleri, bütün Müslümanlar ve topyekûn insanlıkla alâkalıdır. Bu, ufkun genişliği, himmetin yüceliği, vicdanın enginliğiyle ilgili bir meseledir. Bu tür enginliklere açılmak mümkünken insan, darlığın kurbanı olmamalıdır. Yüce himmet sahibi insanlar bu gecelerde ellerini kaldırıp, “Allah’ım, ne olur bizim kalblerimizi tevhid eyle, bizleri duygu ve düşünce birliğine ulaştır, derbederliğimizi izale ederek bize yeniden ayağa kalkma imkânları lütfeyle! Ümmet-i Muhammed’i içine düştüğü sefalet ve perişanlıktan halas eyle! Ruh-u revan-ı Muhammedî’yi dünyanın dört bir yanında şehbal açtır ve bizleri de bu mukaddes vazifede istihdam eyle! Yeni bir diriliş için bizim canlarımız bir maya olacaksa şu seccadeden kalkmadan canımızı al!” derler. Allah hepimize böyle bir ufka ulaşmayı nasip eylesin ve bizleri himmeti âlî olanlardan kılsın!

99