Haberî sıfatları hem Kur’ân-ı Kerim’de hem de Sünnet-i Sahiha’da görmek mümkündür: وَجَۤاءَ رَبُّكَ’de geçen “mecî”; أَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ fermanındaki “ityân”; اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى beyan-ı sübhanîsindeki, kelime mânâsı itibarıyla hâkimiyet altına alma, kontrol etme, yüceliğini ve yüksekliğini ortaya koyma, mâlikiyet ve kudretini ifade etme mânâlarına gelen “istivâ”; وَيَأْبَى اللّٰهُ cümlesindeki “ibâ”; كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ, وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِي … âyetlerinde ve أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ,إِنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي hadislerinde geçen “nefs”; وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ gibi âyetlerdeki öfkelenme ve intikam alma mânâlarına gelen “gazap”; يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ, وَأَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ âyetlerindeki kuvvet, mülk, ahd ü inayet anlamlarındaki “yed”; كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ, وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ,إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ âyât-ı beyyinâtındaki yüz, zât ve rıza mânâlarındaki “vech”… gibi sıfatlar bu cümledendir. Dahası bazılarına göre, إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰۤئِكَةِ gibi âyetlerdeki “kavl”; وَكَلَّمَهُ رَبُّهُ beyanındaki “teklîm”; إِنَّ اللّٰهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ ferman-ı sübhanîsindeki “sem’ u basar”; وَاللّٰهُ مَعَكُمْ beyanından münfehim olan “maiyyet”; أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْ cümlesindeki “kadem” kelimeleri de bu kategoriye dâhil sıfatlardan sayılmıştır.
Dipnotlar
- 11“Rabbinin emri geldi.” (Fecr sûresi, 89/22)
- 22“Onlara Allah’ın kahr u gazabının gelmesi…” (Bakara sûresi, 2/210)
- 33“Rahmân, Arş’ı hâkimiyeti altına aldı, onun üzerinde yüceliğini ve yüksekliğini ortaya koydu, mâlikiyet ve kudretini ifade etti.” (Tâhâ sûresi, 20/5)
- 44“Allah nurunu tam parlatmaktan başka bir şeye razı olmaz.” (Tevbe sûresi, 9/32)
- 55“O, rahmet etmeyi Kendisine ilke edinmiştir.” (En’âm sûresi, 6/12)
- 66“Seni Kendim için seçtim.” (Tâhâ sûresi, 20/41)
- 77“Sen, Kendini sena ettiğin gibisin.” (Müslim, salât 222; Tirmizî, daavât 75, 112)
- 88“Ben, zulmetmeyi Kendime haram kıldım.” (Müslim, birr 55; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/160)
- 99“Allah ona gazap etti.” (Nisâ sûresi, 4/93)
- 1010“Allah’ın eli/kuvvet, mülk, ahd ü inayeti onların ellerinin üstündedir.” (Fetih sûresi, 48/10)
- 1111“Bütün lütuf ve ihsanlar Allah’ın kudret ve malikiyetindedir.” (Hadîd sûresi, 57/29)
- 1212“O’nun Zâtı müstesna her şey yok olacaktır.” (Kasas sûresi, 28/88)
- 1313“Rabbinin Zâtı bâki kalacaktır.” (Rahman sûresi, 55/27)
- 1414“Biz size sırf Allah rızası için ikramda bulunuyoruz.” (İnsan sûresi, 76/9)
- 1515“Hani bir vakit Rabbin meleklere şöyle buyurmuştu…” (Bakara sûresi, 2/30)
- 1616“Rabbisi onunla konuştu.” (A’râf sûresi, 7/143)
- 1717“Şüphesiz Allah işiten ve görendir.” (Hac sûresi, 22/75)
- 1818“Allah (rahmet ve inayetiyle) sizinle beraber.” (Muhammed sûresi, 47/35)
- 1919“(İman edenleri müjdele:) Onlar için Rabbileri nezdinde kadem-i sıdk (ve hüsn-ü istikbal) var.” (Yûnus sûresi, 10/2)