Haberî Sıfatlar
İtizar
Esmâ-i ilâhiye ve sıfât-ı sübhaniyenin ifade edilmeye çalışıldığı bölümde haberî sıfatlara da temas edileceği sözü verildiği hâlde, her nasılsa, bir zühûl eseri olarak bu hususun unutulmuş olduğunu sonradan fark ettik.. fark ettik ve bir ihtiyaca binaen değil de sırf verilen sözü yerine getirmek için icmalen de olsa şu üç-beş satırı karalama lüzumunu duyduk. Okurlarımızın bizi bağışlayacağını umarız.
***
Haberî sıfatlar, hem Kur’ân’da hem de Sünnet’te çokça zikredildikleri hâlde, zâhirî mânâları itibarıyla Zât-ı Hakk’a nisbetleri uygun düşmediğinden konuyla alâkalı farklı yorumlara gidilmiş ve bazıları için mezelle-i akdâm olmuş “usûlüddin” mesâilindendir; evet, müteşâbihât türünden sayılan bu kabîl sıfât-ı sübhaniye bazı dikkatsizlerce kelime mânâları itibarıyla yorumlanarak bazen ifratlara girilmiş, bazen de tefritlere düşülmüş ve her iki durumda da bir imtihan olarak bazı kimselerin kaybetmelerine ve dalâlete düşmelerine sebebiyet vermiştir. Bazılarının farklı düşüncelere saptığı böyle bir konuda yoruma kapalı olan selef, temkin edalı tevakkuflarında, yoruma açık halef de tevillerinde hep saygı ve edeb yolunu seçerek, nefy ü inkâra sapmadan, teşbîh ü tecsîme girmeden orta bir yol takip etmişlerdir.