İçeriğe geç
اِسـمِ اَعظَم دَر جُمـلَـهءِ اَسـمَاء يَكِيسـت.
هَسـتِيءِ مُطلَق تُـويِي دِگر خَيَال بِيش نِيسـت،
زَانكِه اَنـدَر نَشـئهء تُو جُملهءِ اَسمَاء يَكِيست.
حُسـن عَالَم گيـر تُـو اَز بَهَر اِظهَـارِ كَمَال،
مِي نُمَـايَـد دَر هَزَرَان آينـه اَمـَّا يَكيِسـت.
بَـاهَمَه خُوبـان اگرچـى حُسن تُو هَمرَاه بُوَد،
دَر حَقيقَت دِلبَـر يَكتـايِي بِي هَمتَا يكيِست.
اِين هَمَه آشُوبُ و غَوغَا دَر جِهَانِ اَز عِشق اُوست،
گَشت مَعلوم اين مَعلُوم اين زَمَان سَر فتنَهء غَوغَا يَكِيست.

“Cenâb-ı Hak, ‘Ben insana şah damarından daha yakınım.’10 buyurmuştur. Yani derya ve deryada katre birdir. Ey insan, sen kendinden uzak kalmışsın; haberdar olabilsen, meşhed de, meşhud da, şahid de, mevlâ da,mevlî de birdir. Her ne kadar âlem Cenâb-ı Hakk’ın esmâ-i hüsnâsının mazharı ise de, bütün esmâ içinde ism-i âzam birdir. (Ey Rab!) Sen mutlak bir mevcûdsun, diğer şeylere gelince onlar hayalden başka bir şey değildir. Bu itibarla da, Senin yarattığın her şey birdir. Senin herkesi esir edip (büyüleyen) güzelliğin her ne kadar bütün güzellere yoldaş oldu ise de, yine de hakikatte o yektâ dilber birdir. Cihanda her fitne (ve baştan çıkarma) O’nun aşkındandır. Öyle ise bilinmelidir ki, bu fitne ve kavganın başı da birdir.”

Doğrusu, bu üslûbun kendisi de apaçık bir fitnedir. Kimileri böyle bir beyanda bile, dinin ruhuna uygun yorumlar çıkarıp ortaya koyabilirken, kimileri aynı beyanları tevilde hep monizm gayyalarında dolaşagelmişlerdir.

191