İçeriğe geç

Hakka hizmet, büyük ve ağır bir hazineyi taşımaya benzer. Ona ne kadar çok insan omuz verirse, taşıma o kadar kolaylık ve sürat kazanmış olur. İşte, biz de meseleye böyle bakacak ve bu zaviyeyi her zaman korumaya çalışacağız. Şu kadar ki, arada bir evdeki kardeşler bile atışabilir; mühim olan, bunu hemen unutup, dıştan gelen tehlikelere karşı el birliği içinde olmaktır.

5. Düşünen kafalar ve duygularla köpüren kalbler, bir ruh etrafında birleşmeli ve bütünleşmelidir

Günümüzde, “Şu hâle bak, herkes parça parça… Birleşmek lâzım, neden birleşmiyoruz?” sözleri, hemen her seviyede insanın tekrarlayıp durduğu ve ağızların en çok gevelediği sözlerdendir. Önce, bundan bahseden bir mü’mine tatlı bir sohbet havasında “Birlik ve beraberlikten anladığın nedir; sonra, birleşmekten ne anlıyorsun? Parça parça oluşumuzun sebepleri nelerdir?” diye sormak ve “Önce vak’ayı tespit ve teşhis edelim, sonra da çare neyse ona bakalım.” teklifinde bulunmak, herhâlde daha muvafık olur.

Öyle ya, teşhis edilmeyen bir hastalığa reçete verilmez ki! Hem, bugün şu şartlarda bu sözü söyleyip duran mü’minlere teşhis ve tedavi çaresini sorduğumuzda, alacağımız cevap herhâlde, “parça parça” denilen düşüncelere yenilerini eklemekten başka bir işe yaramayacaktır. Öyle ki, bu mevzuda ortaya kişi adedince ve düşünce sayısınca birleştirme formülü çıkar desek sezadır.

Öyleyse, diyelim ki, her akıl, mantık ve düşünce sahibi, kendine uygun bir birlik ve beraberlik formülü buldu. Bu durumda, “Arkadaş, benim de bir fikrim ve mantığım var; benim de ilmim, irfanım ve kültürüm var; benim de düşünce tarzım ve elimde ölçülerim var.” diye tek tek fertler veya liderler ortaya çıkacak veya çıkarılacaktır.

226