İçeriğe geç

bahçede zarif adımlarla süzülerek dolaşıyor gibi) dolaşmalarını yasaklamıştır.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Yukarıdaki âyet-i kerimelerde, perde arkasından konuşmaları emredilen, tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmama emrine muhatap olanlar, kendileriyle evlenilmesi ebediyen haram kılınan ve müminlerin anneleri olduğu bildirilen Peygamber hanımlarıdır. İnsan, saygı ve ihtiram hisleriyle dopdolu olduğu annesine olumsuz ve şehevi duygular besleyebilir mi?Kanaatimce burada dikkat edilmesi gereken iki husus var:1. Her insanın içinde her zaman için haram duyguların bir akrep gibi kuyruğunu dikmesi, bir yılan gibi harekete geçmesi ihtimali vardır. Peygamber eşleri mevzuunda harama karşı gösterilecek en küçük bir temayül insanın ebedî hayatını mahvedebilir. Bu itibarla Kur’ân, böyle bir duygunun en küçüğünün dahi insanların içinde oluşmasını engelleme adına, sedd-i zerâî (kötü sonuçlar doğurabilecek davranışları engellemek için alınan tedbirler) gereği daha başta böyle bir yasağı ferman buyurmuştur.2. Eğer bu meseleler, kendileriyle evlenilmesi ebedî haram kılınan ve bütün müminlerin anneleri konumunda bulunan ezvac-ı tâhirat için bu kadar hassas ise kadın-erkek ilişkileri konusunda diğer insanların ne kadar hassas olması gerektiği daha iyi anlaşılmış olur. Başka bir ifadeyle, bu yasakların ilk muhatapları Peygamber hanımları olsa da esasen bu âyet-i kerimelerde, onların şahsında bütün mümin kadınlara ders verilip ikazda bulunulmaktadır.

Haricî İffet, Dâhilî İffet

Yukarıdaki âyet-i kerimeler, aynı zamanda mümin kadınlara tesettürdeki temel espriyi öğretmekte, dâhilî iffete dikkat çekmektedir. Bu bağlamda tesettürü sadece üste alınan bir elbiseden ibaret görmek ve onu şekille ilgili bir örtünmeye indirgemek eksik

21